ŞAPHANE BİR TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİDİR
ŞAPHANE - YORUM ARŞİVİ
  SAPHANE'den SON HABERLER
  YORUM OKU
  YORUM ARŞİVİ
  HAYVAN HAKLARI
  İLETİŞİM
  GÖRÜŞLERİNZ
  UNUTULMAYAN HABERLER
  ZİYARETCİ DEFTERİ
  ŞAPHANE RESİM GALERİSİ
  ŞAPHANE TARİHİ FOTOLARI
  YAYLA ŞÖLENİ'den FOTOĞRAFLAR
  ŞAPHANE KÜLTÜR... DERNEĞİ
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  TARİHİ SAATİMİZİ İSTERİZ!
  MESLEK YÜKSEK OKULU
  YARIŞMAYA KATIL
  Gleitschirmfliegen-YAMAÇ PARAŞÜTÇÜLÜĞÜ
  SAYAÇ
  MUSTAFA İSLAMOĞLU
  ŞAPHANE'den MANZARALAR
  KAYIP TARİHİ SAAT
  CANLI SEYRET
  ŞAPHANE DAĞI
  TARİHİ MEKANLARIMIZIN İÇİ-KIYAFETLERİMİZ
  ŞAPHANE TARİHİ
  SEÇİM2007 ŞAPHANE
  ŞÖLENE DAVET
  ŞAPHANE DAĞI ÇİÇEKLERİ
  ŞAPHANE SPOR
  SON AYIN HABERLERİ
  ŞAPHANE'NİN EVLATLARI
  OKULLARIMIZ
  800 YILLIK CAMİMİZ
  2008 ŞAPHANE TAKVİMİ
  ŞAPHANE'DE NELER OLUYOR
  BİLGİ YARIŞMASI
  KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN HABAERLER
  ESKİ YORUMLAR
  ŞAPHANE'NİN SESLERİ
  SAKLI KENT
  HABER ARŞİVİ
  HABER ARŞİVİ 2010-11

YORUM ARŞİVLERİMİZİ OKUYUP, FİKİRLERİNİZİ YAZARMISINIZ.

ŞAPHANE ÖLMEDİ


YORUM  10.07.2008

BAŞARILI OLDULAR

Nihayet Şaphane Dağı 3.Bölgesel Yayla Şöleni ve Şaphane 8. Kiraz-Vişne Kültür Festivali çok Başarlı ve olaysız yapıldı. Emeği geçenlere, Şaphane  Jandarması ve Polisi’ne candan teşekkürler.

Şaphane Dağı 3.Bölgesel Yayla Şöleni’ne bu yıl yol durumundan dolayı tam gereken ehemmiyeti verememiştik. Bir de maalesef belediye başkanımız Şölenin neresindedir? İçinde midir? Dışında mıdır? Bir karar verememiş, bir türlü de bunu, ne yaptıktıysak da içten hiç kabul edememiştir…  Bu da ilerde çözüm yollarıyla beraber göstereceğimiz aksaklıklara neden olmuştur.  Bunun için, kötü intiba uyandırmamak adına, İsviçre’den Yamaç Paraşütçülerini, Şaphane’ye çok faydalı ocak kişileri yaylaya cidden davet edemedik. Fakat onuzdaki Şölen’de bunların hepsi ve daha fazlası olacak ve artık Yaylamız turizme açılacaktır.

Oradaki hanımlar! Emine Hocam ! Müsaadenizle, sizin yayla maceralarınızı, bizi her şeyi yazmadığımızı, belediyeyi protesto edişinizi, bir başka yazımızda ele alalım ve Şaphane’nin bu Yayla ve Kiraz-Vişne festivali, 2 başarılı Şöleni arkasında müspet şeyler yazalım. Zaten yeni yolumuz inşallah bu yıl biter. Eski yoldan son gidişimizdi.  Bunları iyi ki yaşamışız diyeceksiniz. Yayla Şölenimizin gelecek yıldaki gününü de Yolun bitimi tayin edecektir.

Buna rağmen halkımız bizi şaşırttı. Kimler yoktu ki. Yayla dolup dolup taştı. Bölge halkını orda gördüm. Dernek Başkanımız, yaylaya katılan tüm halk kahramanlarını, tek tek tebrik etti. Yaylaya katılmak, gece şarkıcı, türkücü dinlemek kadar basit değil. Yaylaya âşık olmak lazım. Masraf, yakıt lazım. Yani fedakârlık lazım. İşte bunun için onlara halk kahramanları diyoruz. Bu kahramanların bu fedakârlılıkları hiç de boşuna gitmemiş ve ilk meyvesini vermiştir. Yayla yolumuz, Devlet Planlama Teşkilatı’ndan onay almış, saygı değer Orman İdaresi tarafından yolun kazıkları çakılarak, fiili çalışmalar başlanmak üzere.  Kendini Şaphane’nin sorumlusu hissedenler, bu yolu bu mevsimde bitirmelidirler.

YAYLA ŞÖLENİ GELECEK DEMEKTİR.

Bugün dev bir yolun yapılmasına yol açan Yayla Şöleni,  yakın gelecekte, dağımızı daha yakinen tanıtarak turizme açılacaktır. Hep beraber Şaphane’nin geleceğini daha sıkı tutalım. Geleneksel Yayla Şölenimizi, uluslar arası Şölene çevirelim. Turizm bacasız bir fabrika demek.

BUNLARDA CENNETLİK.

Dünyanın her yerinde ve her dininde bebekler masumdur ve onlar cennetliktir. Neden? Hiçbir şey yapmazlar. Ne sevapları, ne de günahları vardır. İşte bizim muhalefette aynı. Hiçbir şey yapmayınca, yok gibi olunca, yani bebek gibi masum olunca, muhakkak ki çenetliktirler.

Siyasi bilim, Sosyoloji bilimi diye bilimler var. Siyasete soyununlar ilimden, adetten bir haber midirler?

Yayla Şöleni  gibi tüm bölge halkının buluştuğu yerde, oradaki her tarihi camın altındaki aileleri tek tek dolaşın, hallerini sorun, dertlerini dinleyin.. Meyden bu yönden bomboştu. Orada tenkide uğrarız, neden halkla uğraşalım diyebilirsiniz. Siyaset ciddi ve dürüst, kurnazlık dışı yapılacaksa, bu tenkitler hazır olmalı ve çözümler üretmelidir. Sizin işvereniniz, işte bu yayladaki halktı. Biz sadece sanki belediye başkanı tenkit ediyor gibi görünüyoruz. Esasında bunları da görüyoruz. Nedense, “hata yapılacaksa, hepimiz yaparız “ gibi bir hava var. O zaman sizler hep birlikte cennetliksiniz. O zaman siz cennetle uğraşın, Şaphane’nin geleceğine biraz da başkaları ele alsın.

BİZİ KİMSE SEÇMEZ!

Ben, hem Şaphane’yi idare edenleri yerden yere vuranları görüyorum. Mademki sen daha iyi biliyorsun, neden görevden kaçıyorsun diyorum.. Görevden kaçan bu kimseleri hep kınamışımdır. Yayla Şöleni başında, bu sefer bizi bağırarak aynı cümle ile tenkit ettiler. Bizim kalemimiz var ve hiçbir makamda gözümüz yoktur. Bunu herkes bilir. Ama bu kınadığımız görevden kaçma anlamında değildir. Biz haddimizi de biliyoruz. Bizim alacağımız oy hata kaza ile olsa da, en çok 10 dur. 11 olmaz. Neden.  Ben belediye başkanı olsam, kimse şu bizim oğlana belediyede iş ayarla diye gelemez. Ben bu işe layık ve faydalı olacak kişiyi, şahsi düşmanımda olsa, gece yarısı yatağından alır gelirim. Ben ayağına giderim. Kimse Beleyenin bir çivisine bile yan gözle bakamaz. Baksa da devletin yemesi, içmesi bol, bedava, tel örgülü pansiyona uzun zaman gideceğini bilir. Haklının yanında olacağımızı söylemeye gerek yok.

Şahsi menfaat sağlayıcı tekliflerde dahi bulunamazlar. Kayabaşında döner, çok katlı eğlence merkezli, tesisler açılır. Yaylası turizme açılmış, her gün kültürel faaliyetler,  günlük işlerimiz olur. Şu eski karakol “ Şaphane Müzesi “ olur. Evlerimizde, her gün kaybolan eski dokuma aletleri, kap kacak, eski ne değerimiz varsa orada saklanacak, sergilenecektir.. Okullarımız, her yerde bilgi de önde olur. Buna rağmen, Şaphane’de oturmayan,  memur, her görevli istifa etmiş sayılır.

Mademki, şapımız kozmetikte dünya talebini karşılamıyoruz. O zaman bu yeni fabrikalar, herkese iş sahası demektir. Belediye mülkleri, yenisini yapmak üzere, bunlar esas sahiplerini bulacak, tümü satılacaktır.

Şaphane’yi Şaphane yapan 800 yıllık Ulu Cami’nin yüz metre etrafında- kimseyi mağdur etmeden, bir yapı kalmayacak. Cami Yeşilliğin ortasında, hak ettiği haşmetli tarihi eser olarak, aslında olduğu gibi ortaya çıkacaktır. Kayıp saat, bu sefer Caminin Hacet Kapısı’ndan hiç çıkmamak üzere geri gelecektir.

Hele gönüllü Heykeltıraş Gökçe Gümüşhan kızımız da, müzikte, Sinemada, Edebiyatta yerini almış, dünyanın tanıdığı İslamoğlu’nun 5 m boyundaki heykeli, Şaphane Kavşağında dikecektir,  İslamoğlu Heykeli her geçeni Şaphane’ye göndermeye yetecektir. Turist kaynayacak,  şu Şaphane’de. Kaderi değişecek. O gerçekten tarih ve kültür şehri olacaktır.

Şaphane meydanındaki, istimlâk edilen alanın en kenar köşesinde, alanı tüketmeden, çok katlı, altında dükkânlar, üstünde apartman daireleri, plazalar olacak. Bunun daha maketi üzerinden, daireler bir saat içinde satılmış olacaktır. Halk Bankası kapandığında, oradaki mevduat ilden fazlaydı. Bu gizli zenginler, güven gelince ortaya çıkacaklardır. Daha neler neler.  İsterseniz “ arkası yarın” yapalım. Seçimlerde küçük şahsi menfaat bekleyen, elini ovuşturanlar bizi hem seçmez, hem de seçtirmez. İftira bombardımanları başlar. Yani bütün bunları, sadece görevden kaçmadığımızı anlatmak için yazdım.  Yine de oy sayımız 10 geçer mi? İsterseniz bu konuya birlerine örnek olması için devam edelim.

Sıfır bir bütçe ile, bölge halkının bu kadar kalabalık katıldığı dünyanın ilk YAYLA ŞÖLENİ gerçekleştiren, siz bölge halkıma, mahalli sanatçılarımıza, tüm emeği geçenlere ne diyeyim, nasıl teşekkür edeyim bilemedim. Sağlıcakla kalın

   mujdelihaberler@yahoo.com

  

YORUM 4.09.2008

“HELÂLIN HESABI, HARAMIN AZABI VAR! “

EKRANDAKİ YÜZÜMÜZ EVLERİMİZDEYDİ.

Şaphane’de iftihar saati  yaklaşıyor.  Telaşa ile Şaphane sokaklarında dolaşıyorum. Bir hanım pencereyi açıp  “ Ekrandaki yüzümüzü duyuyor musun “ demez mi?  O anda onu unutmuştum. Yürüdükçe her evden  ekrandaki yüzümüz Zahide Ünlü’nün sesi televizyonlardan eve kadar hep bir yerlerden geliyordu. Demek ki hemşerilerimiz Flash TV’de iftihar saatlerine yakın hep onu dinliyorlardı. Belki bir ara memleketimizden, bölgemizden bahseder. Dinlemeye devam edelim. Zahide’nin  gazete okuyabilecek kadar Arapça bildiğini çok az kişi bilir.

 

SİMAV’I ANLAYAMADIM!

Simav Belediyesi, koskoca haritadan sadece Şaphane’yi neden çıkarmıştır. Neden Şaphaneyi  küçümsemişlerdir. Simav’la yakın ilişkilerimiz, ticaretimiz, dostlarımız var. Simav halkı da bizler kadar üzgündür ve onlar da bir anlam veremediler. Acaba biri işgüzarlık mı yapmıştır. Belediye Başkanımız da bu konuya üzülmüş. Ne yapabiliriz diye bana sordu. Ben de size sorayım. Ne yapmalıyız?

TENKİTLERMİZ YAPICI VE YOL GÖSTERİCİDİR.

Beledeiye başkanımız Ramazan Yeşildeniz, tüm mahalli idarecilerimize, yapıcı ve yol gösterici tenkitlerimizden kendi adına alınmış ve bunu şahsi düşmanlık gibi algılamış. Böyle bir şey tabi ki mümkün değil.  Öyle olsa, , her alınan hatalı kararı, yasaya uymayan her hareketi idari yargıya taşıyarak, belediyenin tüm işleri kilitlenebilir. Bizim bu konularda hiç seftamız daha hiç olmadı. Tenkitlerimiz kestirme yoldan itmek yerine, işin esasına inip acaba ne demek istiyor, ne kadar haklıdır, ne yapılabilinir diye düşünün. Ben gazeteleri verdiğim dostlara, bu mahalli gazetelerimizi çeyiz sandıklarına koymalarını tembih ederim. Çok değil, 5, 10 sene sonra bunları okuyunca ne kadar haklı olduğumuzu daha iyi göreceksiniz.

Bilhassa “ Şaphane sahipsiz “ sözümüzden çok rahatsız olmuştur. Bu sözümüzden alınması gereken daha çok kişi var. Kim ki “ Şaphane Sahiplidir “ derse, uzaklara değil, ulu camimizin ağlama duvarına bir bakıversin. Tabiidir ki TARAİHİ FOTOLARINDA görüleceği üzere, camimizin her cephesinde asırlardan beri eşit süsleme sanatıyla donatılmışken, her halde Şaphane’nin sahipsizliği anıtlaştırmak için olsa gerek, caminin 2 cephesinde süsleme astarları olmasına rağmen, esas olan ön cephesindeki süslemeler sildirilmiş ve çıplak bırakılmıştır. Bunun başka örneği yok. İşte ne adayı olursa olsun, her aday camimizin bu ön cephesini, ağlama duvarımıza uzun uzun baksınlar. Geri kalını boş laftan ibarettir. Camimizin “ Şaphane Sahipsizdir “ duvarını şu mübarek günlerde ziyaret edelim. Acelesi olanlar şöyle baksın. Oradan çıkarılacak çok ders vardır. Tabii ki anlayana.  Burası kimileri için de “UTANMA DUVARI “ dır.

ŞAPHANE’YE SAHİP ÇIKALIM!

Haber ve yorumlarımızı, web sayfamızı iyi takip ediyorsanız, Şaphane gittikçe bazıları tarafından küçümsendiğini dile getirdiğimizi görürüsünüz  Bunda hepimizin kabahati ve sorumluğu, görevi vardır.

Ermenistan, büyük Ermanistan hayalleriyle, doğu illerimizi bazılarını da içine alan haritalar çıkarmışlar. Şehirlerin tek tek kadostrolarını yaparak, her yeni evlenene adanadan, doğudan bir ilden, bir parselin tapusunu armağan etmiştir. Biz halen memleketimizin kıymetini bilemiyoruz.

 

BÜYÜK GÜN GELDİ

Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni bu Cumartesi. Bu Bölgenin ilk ve en büyük Yayla Şöleni ve her Şaphaneliye, bölge halkına katılmak farz olduğu büyük günde gelmiş oldu. Kendi imkânlarımla köylerimize dolaşmaya çalıştım. Bölge halkının bu Yayla Şölenine ne kadar ilgili ve aç olduklarını bir kere daha gördüm. Meğer bu işe özenen, neşeli, aktif olarak katılacak hanımları, beyleri de gördüm. Bazen ferdi, şirketi, esnafı, belediyesi Şaphaneli olmanın gereklilikleri ve zamanı vardır. İşte adımızı verdiğimiz ŞAPHANE DAĞIMIZIN Şölenine katılmak da bu yüzden hepimize farz.  Hepimizin ciddi mazeretleri mutlaka var. Bunları bir kenara koyup geliyoruz.

Bu yıl yaylamızın bir akış programı da yok. Adı üstüne burası yayla, herkes bir başkasını rahatız etmeden, disiplin içinde rahatça eğlensin, Şaphane Dağı’nın güzelliklerini yaşasın görsün.

100 BİN KİŞİ KATILABLİR!

Yakınlarımız bilmektedir. Yayla Şölenimizin 2. de, daha işin başında benim ön göreceğim şekilde çalışıldığında, Şölenimize 100 bin kişinin katılacağını iddia etmiştim. İddia etmekle kalmış, noter yoluyla, aksi iddia edenlerle bahse girmeye bile davet ettim. Bunu duyanlar bizi tam fanatik bularak, birazda acıyarak, bunun imkânsız olduğunu anlatmaya çalıştılar. Fakat bahse de kimse katılmadı. Bu şölene kendini adamış, 12 ay ve 24 saat çalışacak bir belediye ve başkanın olması bile, 100 bin sayısına ulaşmaya yetecektir. Hem de kendi mahalli sanatçılarımızla, o güzelim tabiatımızla. Dünya artık yaylalar peşindedir. Dünya ve bölge halkımız böyle bir yayla şölenine tamamen açtır.

Geçen yıl havanın soğuk ve yağışlı olmasına rağmen, araç kuyruğunun bir ucu Şaphane’de, bir ucu Gökçukur Yaylası’ndaydı. Milletvekillerimiz konvoyları da cabacısı. Ne uğruna? Söz konusu sadece mahalli sanatçılarımız ve cennet misali tabiatımızdı.

Bunu tüm çevreyi adım adım dolaşanlar, halkla iç içe olanlar görebileceklerdir.  Bu, bu sene olmasa bile, Yayla Şölenine aç bölge halkımızla, dediğim gibi bir çalışma yürütülünce, bu sayılar hayal olmaktan çıkacaktır. Nasılsa yeni yolumuz da, nihayet yapılıyor. Şaphaneyi eninde sonunda Dağ turizmi kurtaracak ve  buraya hakim olacaktır..

SICAK ÇORBA DAĞITILACAK

Sadece ayak üstü bir konuşma ile, Gediz’den Azmanlı Tarhana Fabrikası Yayla Şölenimiz gelmeyi ve ziyaretçilere ücretsiz sıcak çorba dağıtmayı kabul etmiştir. Sağ olsunlar.

SABAHTAN ORDA OLALIM

Gökçukur Yaylamıza mümkün olduğu kadar erken yaylamıza çıkalım. Şaphane Belediyemiz, ziyaretçilerimizi yaylamıza ulaştırmayı bu yıl daha iyi bir şekilde organize edecektir. Şaphaneliler otobüs işletmesi, Traktör ve araç sahipleri elinden gelini yapacaklarını belirtiler. Ortada kalan olmayacağını ümit ediyoruz. Herkesi elinden gelini yapacaktır. Dışarıdan gelen misafirlerimize de iyi bir ev sahibi olalım.

T.H.K. YAYLAMIZLA İLGİLİ

THK Kütahya Şubesi Başkanı Ali Bey’le konuştuk. Bizi Yaylamızda yalnız bırakmayacağını ve acil başka bir iş olmasa yamaç paraşütlerimizle beraber geleceğini belirtmiştir.

EŞREF KOLÇAK ŞÖLENE DAVETLİ

Bursa’daki hemşerimiz Ümit Karaefe,  İslamoğlu filminde, İslamoğlu rolünü oynayan Eşref Kolçak’ın telefonu tespit etmiş ve kendisini ulaşmaya çalışıyor. Biz de aynı. Bir gün mutlaka halk kahramanımızı oynamış olan Eşref KOLÇAK’ı Şaphane’ye getireceğiz.

Gördüğünüz gibi, bizim esas misyonum Şaphaneli olarak Şaphane kültürünü ve Şaphane’yi tanıtmaktır.

Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği’nin çoktan beri yeri yoktu. Belediye başkanımız Ramazan Yeşildeniz’e, acil ve tam zamanında dernek yerini tamamlatmasından dolayı teşekkür ediyorum.

HAYDİ, BAKALIM BÖLGE HALKIM, KÖYLÜSÜ, KENTLİSİYLE CUMARTESİ GÜNÜ, ŞAPHANE DAĞI, GÖKCUKUR YAYLASINDA BULAŞALIM, KONUŞALIM. PAZAR GÜNÜ DE KİRAZ VE VİŞNE FESTİVALİNDEYİZ. 

 

YORUM 26.06.2008

ŞÖLENE HAZIRLIKLAR HIZLANDI

5.Temmuz 2008 Cumartesi günü yapılacak, Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni hazırlıkları devam ediyor. Şaphane Kaymakamı Yusuf Güni, Şölen için elinden gelini yapacağını, Şöleni davetle herkese duyurmakta olduklarını belirtti. Ayrıca mevcut yayla yolu bir iş makinesiyle kürenip, düzeltilecek.

Şaphaneliler  Otobüs iletmesi de, 5 Temmuz günü, otobüsün gittiği yere kadar, bölgemiz halkını ulaştıracaklarını belirttiler.

Şaphane Belediyesi de hemşehrilerimizi Yaylaya ulaştırma işini ciddi organize ederek, halkımızı çok rahat bir şekilde yaylamıza ulaştıracaktır. Başkanımız Ramazan Yeşildeniz, Şölenimiz için elinden gelini yapacağını ve ortada mağdur vatandaş, seçmen bırakmayacağına da emniz.

Şaphane idaresinde görev almış tüm hemşerilerimizden, bu Şölen için ellerinden gelini yapacaklarından da eminim. Adı üstüne bu Şaphane Şölenidir ve kimseye ait değildir.. Ne kadar başarılı geçerse, bu halkımızın bir başarısı olacaktır.

YAYLA YOLU NİHAYET BAŞLADI

Yayla yolu, nihayet yapılmaya başlandı. Fakat 5 Temmuz Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ne ne yazık ki yetişmeyecektir. Son defa eski yoldan gideceğiz. Dernek Başkanı Osman Kara, Asfalt yoldan sonra, Yayla yolunda, imkânı olan, araba, traktör sahiplerinin  hemşehrilerimizin yollarda kalmaması için ellerinden geleni yapacaklarına emin olduğunu belirtmektedir. Bu yayla yolunda, tatsız bir hadise olmaması için, Dernek İdaresi, 10km/h hız sınırı vermektedir. Azami dikkatin gösterilmesini bir kere daha hatırlatırım. Şaphane dağına ve onun yaylasına, Yayla Şöleni’ne hepimiz sahip çıkacak ve 5 Temmuzda orda olacağız.

HOŞ GELDİNİZ!

Şaphane tarihinde, ilk defa Cumhuriyet Polisi Şaphane’de göreve başladı. Hayırlı, uğurlu olsun. Şaphane Cumhuriyet zamanında, 1954 de, Şaphane Osmanlı Kadısı’ndan sonra, ilk Cumhuriyet hakimi gelmiş ve adliye teşkilatı kurulmuştu.  Osmanlı zamanında da, geniş Kolağası ( Yüzbaşı ) komutasında bir zaptiye teşkilatı olduğunu görüyoruz. Halen bu isimle bir sülale dahi ( Kolalar= Kolağası ) yaşamıştır. Aynı zamanda bölge kadılığı Şaphane’de bulunmaktaydı. Şaphane kadılığının kararları, Osmanlı Arşivleri’nde önemli yer tutmaktadır.

TARİHİ KONAĞI KURTARIN

Hacı Hasanlar Konağı, tarihi eser olarak tapuda tescillidir. Tarihi konağın restorasyon çalışmaları, yapılmaktadır. Ancak 600 yıllık binanın bunları bekleyecek hali kalmamıştır. Belediye binanın  en uç noktasına, bir direkle, restore edilen kadar binayı sağlam almalıdır. Tarihi binanın tüm yükü ön tarafa düşmüş ve çatlamalar meydana gelmiştir. Üstelik bu evde Iraz Özturan oturmaktadır.

Basit bir direk desteği vermekle, hem tarihi bir bina kurtarılmış ve sağlama alınmış olacak, hem de can ve mal emniyeti sağlanmış, belediye de asli görevini yapmış olacaktır. Durumun çok açıl ve ihmale gelmeyeceğini bir kere daha buradan hatırlatayım.

BİLGİ YARIŞMASINA İLGİ BÜYÜK!

En çok ilgi ve okuyucuyu bilgi yarışmamız çekmektedir. Her nedense bu kadar ilgi olmasına ve halkımızın cevapları da iyi bilmelerine rağmen, cevap vermekten çekinmektedirler. Cevabınız yanlış bile  olsa, cevap verin. Bu bile bir hizmettir. İdarecilerimiz ve eğitimcilerimiz, daha genel kültürlü bir toplum yaratılmasında samimi iseler, yarışmayı kimlerin hazırladıklarına bakmaksızın, dürüstçe hazırlanıyor olmasını göz önünde bulundurarak, “ BİLGİ YARIŞMASI “ ‘ na öğrencilerin, herkesin katılmasını teşvik etmeliler. Herkesin katılmasını, mujdelihaberler@yahoo.com ‘ a bekliyoruz.

Benim çalışkan, merhametli bölge halkım, 5.Temmuz 2008 Cumartesi günü Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’nde buluşmak üzere, hoşça kalın, sağlıcakla kalın.

 

“Cemilem gezdiği Şaphane Dağı Meşeli “

YORUM: 19.06.2008

5 TEMMUZDA ORDAYIZ!

Günler ne çabuk geçti.  Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni geldi. Bu yıl ilk defa Vişne-Kiraz festivaliyle de birleşti. Cumartesi günü Şaphane Dağı, Gökçukur Yaylası’nda bir Yayla Şöleni yaşarken, ertesi günü de Kiraz festivalimiz olacak. Bunu Şaphane’ye gelmiş hemşehrilerimiz, her iki güzelliği de yaşasın diye düşündük.

Yayla yolumuz her ne kadar bu mevsime yetişilemediyse de, bu sene biteceği kesin gibi. Artık seneye yeni yoldan gideceğiz. Yolun bu sene zamanında bitirilemeyişi hiç de sürpriz olmadı. Siyasilerimiz, Necat Demirtaş hariç, buna gayret göstermek gereğini bile duymadılar. Son defa bu yılda ha gayret. Seneye nasıl olsa  yolumuz bitmiş olacak.

HER ŞAPHANELİYE FARZ!

Hep yazdığım gibi, Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ne katılmak her Şaphaneliye farzdır.  Zira Şaphane’ye şimdi küçük bir ilçe deniyor. Fakat kendinden büyük dağa, kendi ismini veren tek yerleşim yeridir.  Şaphane tarihini tekrar yazmak herhalde bize nasip olacak. Orada Şaphane’nin geçmişinin ne kadar büyük olduğunu göstermek de ayrıca bir gurur verecek.

Dağa kendi adımızı vermişiz. Atalarımız bu dağa sahip çıkmışlar. 5 Temmuzda da bizler sahip çıkacağız. Tüm Şaphaneliler, adı üstünde Şaphane Dağı’nda olacaklar. Bundan daha büyük Şaphanelilik görevi olabilir mi?

Bu sene, orada yemek işlerini isteyen, kuruluş, dernek ve Şaphaneliler yapabilir. Derneğimiz daha çok kültür işleriyle, gelen misafirlerin, hemşerilerimizin görüş ve düşüncelerini toplamakla meşgul olacak.

Burası cennet misali bir yayla. Hemşehrilerimiz tadını çıkarmaya baksın.  Şölende meşhur mahalli sanatçılarımızı dinleme fırsatı doğacak. Tüm kış boyunca çalıştılar.

Bu yıl son defa eski yoldan gideceğimiz  bazılarımız bahane edebilir. Kendi ismimizi taşıyan bu Şölene ve Yaylamıza kim sahip çıkacak? Ben tüm  bölge hemşehrilerimin, her yıl olduğu gibi bu yılda yaylamızda olacaklarına eminim!

Yaylamızda THK bizleri yalnız bırakmayacaklarını ve Yamaç Paraşütü gösterileri yapacaklarını belirtmişlerdi. Onlarla da temas halindeyiz.

O DAĞ VE MEŞE BURADA!

Bu yıl ilk defa,  “ Cemilemin gezdiği dağlar meşeli” Türkümsündeki meşeleri de canlı olarak dağımızda görecek, hikayesini de Ahmet Ovalı’dan detaylarıyla dinleyeceksiniz.

Müzik ve şarkısı ise dağımızı coşturacak. Bu türkünün öyküsü işte buralarda geçti. Herhalde filmi de buralarda çevrilir. ( Bak www.saphane.tr.gg “Şaphane’de neler oluyor “ bölümü) Bu şarkının öyküsü burada yaşandı.

CEMİLE HANIM ŞÖLENE DAVETLİ

Türkü’nun Kahramanı Cemile Hanım halen Uşak’da yaşamaktadır. Çok açılar çekmiştir.   Yaylamızın ve Şaphane’mizin, bölgemizin adını dünya duyuran ve daha da duyuracak olan Cemile Hanımı Şölene davet ediyoruz.

Yaylamız bu yıl birazda serbest konuşma ve kültür alış verişi şeklinde olacaktır. Şaphane Kitabı’nda yer almasını istediklerinizi burada dile getirebilirsiniz.  Önümüzdeki Şölende Şaphane Kitapları yayla şölenimize ayrı bir renk verecek.

GÖÇMEK YOK!

Ne yazık ki, ömür boyu hep karşılarında duran dağı görüp, hiç daha gidememiş büyüklerimiz de mutlaka dağa ulaştıralım. Dağımızı ve cennet yaylamızı görmeden, buz gibi sularını içmeden, 35-40 asırlık ağaçlarımızı görmeden, göçmek yok şu fani dünyadan.

Daha nem kaldı?  Buyurun 5 Temmuz Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöle’nine. 6 Temmuz Şaphane Vişne-Kiraz Festivaline

Benim bölgemin kıymetli, merhametli insanları, 5 Temmuz Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şölen’inde buluşmak üzere, hoşça kalın, sağlıcakla kalın.

 

ŞAPHANELİ OLMA GÖREVİ:

Daha önce de yazdığım gibi, Ağrı ili, adını kutsal Ağrı Dağı’nda almıştır. Şaphane şehri ise, kendi adını önemli bir dağa adını veren tek yerleşim birimidir. “ Şaphane Dağı “ tüm Coğrafya kitaplarında yer alır. O halde ecdadımız bu dağa çok önem vermiş, emeği geçmiş olmalıdır ki, kendi isimlerini verebilmişlerdir. Şaphane sembolü            ( Logosu ) da, Şaphane dağı ve dağa giden yoldur. Çok manidardır. Şaphane’nin kurtuluşunun dağ turizmi olduğunu da simgelemiştir.

İşte bunun içindir ki, derneğimiz her yıl daha da gelişecek “ Şaphane Dağı Bölgesel Yayla Şöleni “ başlatmıştır. Bu yıl 5 Temmuz 2008 de, yapılacaktır. Esas maksat bu güzelim yaylamızı, yavaş yavaş halkımıza, konaklamaya da açmak gerekir ki, yayla turizmi başlatılsın.

Hiç ummadığımız hemşerilerimizle konuşunca, daha geçen seneden, ailece kalabilecek çadır aldıklarını ve her türlü hazırlık yaptıklarını hayretler için de öğrenmiştim. Disiplin içinde yaylamızda kalabilecekler için, derneğimiz, belediyenin de katkılarıyla çeşmeler, tuvaletler yapmıştır. Konaklamak isteyenlere bir imkân verilmelidir.

Ayrıca, “ Şaphane Dağı 3.Bölgesel Yayla Şölene “ katılmak her Şaphaneliye farzdır". Neden? Eçdamız emek vererek, bu dağa kendi adımız “ Şaphane “ yi yazdırmış ve onu dünyaya kabul ettirmiş tek şehirdir de ondan. Bu hepimize düşen manevi görevdir. Sağ olsunlar, gecen yıl hemşerilerimiz, sıcağa soğuğa aldırmadan, dağın yollarını tutmuşlar ve 10 km.lik araç kuyrukları oluşturmuşlardır. Halk seferber olmuştur. Bu yıl gurbette deki hemşerilerimizle bir hasret giderme yeri olacaktır. Gökçukur Yaylası zaten de dünyadaki bir cenneti temsil etmektedir.

Yine dağımızdaki 35-40 asırlık çam ağaçlarından artık bahsetmiyorum. Bunların ne kadar değerli ve hemen hemen tüm peygamberin zamanlarını yaşadıklarından kutsal sayılırlar. Anıtlar Kurulunca tescil edilinceye kadar başlarına bir şey gelmesinden korkmaktayım.

DERNEK YAŞATILSIN!

Dernek Başkanı Osman Kara ve idarecileri olağanüstü fedakarlıkta bulunmaktadır. Hele Ahmet Aktan, tarihi Şaphane fotoğraflarını saklandığı sandıklardan, tatlı dille çıkarmış, bunları büyüterek, zevkle derneğin duvarlarını fotoğraflarla kaplamıştı.  Bununla da kalmaz, çarşıda yakaladığı eski-yeni Şaphaneliyi tuttuğu gibi derneğe götür, gururla eski Şaphane’yi anlata anlata bitiremezdi. Derneğe gelenlerde “ Hala şu Şaphane’ye sahip çıkanlar var “ diye pek sevinirlerdi. Fakat dernek merkezi kapatılverdi. Halkın temsilcisi belediye başkanı, Polis merkezi yapmaktaki hassasiyeti ve gayreti derneğin yeni merkezinde de göstermeliydi.

Şaphane’nin gelmiş geçmiş en kıymeti tarihi, paha bilmez değeri ŞAPHANE SAATİ’nin peşini arayacak, cesaret edecek kimse çıkamadı. Çıkmak şurada dursun devlet büyüklerimizin önünde ağza bile alamadılar. Ne büyük servetin gittiğini daha anlatmadılar. Sadece derneğimiz bunu asli görevi bildi ve çok iyi giden bir dava yürütüyor. Derneğe desteğimiz tam olsun!

Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni 5 Temmuz 2008 Cumartesi günü yapılacaktır. Şölenin gerçek sahibi, bölgemizin saygı değer halkıdır. Eğlenceyi, Şöleni yapacak olanlarda bölge halkıdır. Halk müzisyenlerimiz kış boyunca bugün için çalıştılar.

Kaymakam ve belediye başkanımızın gayretleriyle, bu yıl daha da iyi bir YAYLA  ŞÖLENİ olacağına inanıyoruz.

Benim bölgemin çok kıymetli, merhametli halkı, 5 Temmuz Cumartesi Şaphane Dağı Gökçukur Yaylası’nda buluşmak üzere, hoşça kalın.

 

YORUM 28.05.2008

BİZ NE KADARIZ?

Gerçekten, kanıyla, canıylı kaç Şaphenli vardır diye hep sormuşumdur.  Say say 20 rakamını bulamıyorum. Meğer ben Şaphane dışındakileri unutmuşum. Eh artık  50 diyelim. Bunlar kimler?  Şaphane için herşeyi fada edecekler, her şeyin bittiği zaman bile, yiyeceğin bittiğinde, dağılan arılar gibi olmayanlar. Esasında Şaphaneyi yaşatanlar da bunlar.

ŞAPHANE TARİHİ YENİDEN YAZILMALIDIR.

Bunlardan biri de Mustafa Gümüşhan’dır. Hani bizler durmadan şu Şaphane tarihini yeniden yazmalıyız diyoruz ya, oda elinden geleini yapıp, çok önemli bir belge getirdi. Sayın Hasan Pulur’un 06.02.1985 tarihli yorumunda, Şaphane tarihine önemli ip uçları veren geniş araştırmaya kaynak teşkil edecek bilgiler ve belgeler var. 1832 de 800 develik 2 kervan yola çıkıyor Fakat develer Tire’den geri dönemyince, Şaphaneliler II Mahmut’a kadar çıkıyor Doğrudan Saraya bağlı olduklarından,  Şaphaneliler  II Mahmut : “ mazaret dinlemem, Şaphane’nin develerini geri verin “ diye bağırınca develer geri geliyor.  Şimdi anlaşılmasa da “ deve etmek “ deyimi Şaphane’den çıkmıştır.

Bu konuyu daha çok  işleyeceğiz. Bize çok önemli bilgiler verdi.

YAYLA YOLU AÇILIYOR!

İl Genel Meclisi üyesi Necati Demirtaş, yayla yolunun açılması için kolları sıvadı.  Ama fazla yazamıyorum Olacak işi çobak karıştıranlar olur. Şaphane’nin düşmanı da kendi cebinde hazırdır. Siz hemşehrilerim de sorumluk almışlara, bize sorduğunuz kadar onlara da sorun. Siz seçemnsiniz.

Şaphane için candan çırpınanlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Kütahya’daki dostlar THK’nu Şaphaneye taşıdılar. Dağa çıktık. Yamaç paraşütü için. Dağımıza hayran kaldılar.

BUGÜN 141905 ziyaretçi BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=