ŞAPHANE BİR TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİDİR
ŞAPHANE - SON AYIN HABERLERİ
  SAPHANE'den SON HABERLER
  YORUM OKU
  YORUM ARŞİVİ
  HAYVAN HAKLARI
  İLETİŞİM
  GÖRÜŞLERİNZ
  UNUTULMAYAN HABERLER
  ZİYARETCİ DEFTERİ
  ŞAPHANE RESİM GALERİSİ
  ŞAPHANE TARİHİ FOTOLARI
  YAYLA ŞÖLENİ'den FOTOĞRAFLAR
  ŞAPHANE KÜLTÜR... DERNEĞİ
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  TARİHİ SAATİMİZİ İSTERİZ!
  MESLEK YÜKSEK OKULU
  YARIŞMAYA KATIL
  Gleitschirmfliegen-YAMAÇ PARAŞÜTÇÜLÜĞÜ
  SAYAÇ
  MUSTAFA İSLAMOĞLU
  ŞAPHANE'den MANZARALAR
  KAYIP TARİHİ SAAT
  CANLI SEYRET
  ŞAPHANE DAĞI
  TARİHİ MEKANLARIMIZIN İÇİ-KIYAFETLERİMİZ
  ŞAPHANE TARİHİ
  SEÇİM2007 ŞAPHANE
  ŞÖLENE DAVET
  ŞAPHANE DAĞI ÇİÇEKLERİ
  ŞAPHANE SPOR
  SON AYIN HABERLERİ
  ŞAPHANE'NİN EVLATLARI
  OKULLARIMIZ
  800 YILLIK CAMİMİZ
  2008 ŞAPHANE TAKVİMİ
  ŞAPHANE'DE NELER OLUYOR
  BİLGİ YARIŞMASI
  KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN HABAERLER
  ESKİ YORUMLAR
  ŞAPHANE'NİN SESLERİ
  SAKLI KENT
  HABER ARŞİVİ
  HABER ARŞİVİ 2010-11

“ Cemilemin gezdiği dağlar meşeli” türküsünü hatırladınız. Bu türkü gerçekten Şaphane Dağı’nda yaşandı ve kahramanları halen sağ. Muhabirimiz Tahsin Ünlü uzun zamandan beri bu türkünün yaşayan kahramanlarını ortaya çıkarmaya çalışmaktaydı. Nihayet muhabirimiz Tahsin Ünlü türkünün tüm kahramanlarını, Cemile Aktaş’ı Ümmet Yıldırım’ı tek tek buldu ve kendileriyle konuştu. Acı olay, hazır bir sinema senaryosu idi.

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ,   koca ( Büyük ) Memiş ve Iraz Aktaş ’ın  8 Çocuklarından üçüncüsüdür. Cemile ailesiyle beraber Göçlük Köyü Cicikara Mahallesine yerleşirler.

 

 Ancak bu olayın Kahramanı Cemile’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmez ve çile kaderi olur. Buradaki gerçek olaylar, tam bir tabii filmdir ve bu konu film olabilecektir. Daha şimdiden duyuruyoruz.

 

İsmail oğlu Zabit Cicikaro Cemile ile evlenemeye karar verirler. Düğün cinayetle biter. Düğün alayı arasında bulunan Gavur Ali lakaplı,  Ormancı Ali, rakı ister. Düğün sahibi bu isteği reddeder. Göçlük yareni, ormancıya bir rakı almadılar diye kırılır ve düğünü terk etmeye kalkar. Bunların günlü alınır ve geri dönerler. Evin önünde yağmur sularıyla gölcük oluşmuştur. Seğmenler bu suyun etrafında dönerler ve suya doğru  ateş ederler.  Cemile’nin amcaoğlu Yaren Bayram Aktaş, babası silah verir. Yine Göçlük Köyü’nden  Hasan oğlu, Celal Yılmaz’ı kaza ile yaralar. O zaman imkanları da az olduğundan Celal Yılmaz kan kaybı ve barut zehirlenmesinden ölür. Katil Jandarma tarafından tutuklanır. Esasında olay kaza ile değil, düğün bahanesiyle daha 15 yaşındaki Celal Yılmaz’ın kasten vurulduğu söylentisi yayılır. Celal Yılmaz’a adet üzeri türkü yakılır. Halen köylülerin zihinlerindedir. Olayı hatırlarlar.

 

Cemalımın evleri dere kaşında

Celamımı vurdular 15 yaşında

Celalım, Celalım, ne oldun celalım

Kanlar içinde kaldın Celalım

 

Celalin evleri mektebe yakın

 Celali vurdular boyuna bakın

Şirin bahçesinde gül idin

Goncalarım açmadan vurulmuş oldun. ( Derleyen Hürü Akdağ Gölcük )

 

Bütün bunlara rağmen Cemile, Zabit Cikaro’ya gelin gelir. Bunlar esasında dayı, hala çocuklarıdır. 3 yıl sonra eşi askere gider. Gelin geldiği aile, düğünde bir kişinin cinayete kurban gittiğini ve gelinin uğursuz geldiğini öne sürerler ve gelini istemezler. 10 yıl sürecek boşanma davası başlamıştır.

 

Cemile ailesine, babası koca Memeş’e dönmüştür. Hayvancılıkla geçinen aile de yazın Şaphane Gökçukur Yaylası’nda geçirmektedir.   Cemile’nin daha boşanma davası devam etmektedir. Bu sırada Kızılkoltuk Köyü, Kayrak Mahallesi’den  Ümmet Yıldırım,ın 3 çocuk babasıdır ve eşi vefat etmiştir. Artık evlenmek istemektedir. Gökcukur Yaylası’na gelerek, bazı kişilerin yardımıyla Cemile’yi zorla Şaphane Dağı’nın meşelerin bol olduğu başka tarafına kaçırır. Cemile kaçmasın diye, bir odaya kitler. Cemile de evlenmeyi zaten reddetmektedir ve çok guruludur.  Bu arada Cemile’nin yanına diğer Yörük kadınlar ziyarete gelmektedir. Bunlardan Cemile’ye akıl verirler. En sonunda Raşit Yüksel’in verdiği akılı dinler.

 

“ Cemile akıllı ol kızım. Yoksa seni yaşatmayacaklar. Sen bunlara evleneceğim, çağırın babam Koca Memiş’i, isteyin de Nikah kıyılsın de “ derler. Cemile de bu öğütleri yerine getirir. Cemile’nin babası koca Memiş’i çağırırlar. Türkü de olayın burasına  açıkça  geniş yer verilmiştir.  Her kıtanın sonunda   “Nikamızı Kıysın, Ünnen Gelin Koca Memiş'e “
denmektedir. Ünen Gelin Koca Memiş’e  - bugünkü Türkçe ile  “ Çağırın gelin Koca Memiş’i,( babası ) kıysın nikâhımızı “ anlamına gelmektedir. Cemile’nin babası iri yarı bir adam olduğundan, Koca Memiş lakabı takılmıştı.

 

Gerçekten Cemile’nin babası Koca Memiş Aktaş, jandarma eşliğinde Şaphane Gökçukur Yaylası’na gelir. Cemile babası, hep beraber Şikayet dilekçesini geri almak üzere Gediz Savcığı’na gidilir. Cemile kendisine verilen öğütleri tutar ve  kendini güvencede hissedince karşı tarafa geçer ve durumu anlatır.

 

Gediz Savcısı Cemile’yi kaçıran Ümmet Yıldırımı ve 4 arkadaşını hemen orada tutuklar.

CEMİLE HANIM TÜRK KADIN GURURUNU KORUMUŞTUR.

 

Artık Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi’nde yıllarca sürecek ceza davası başlar. Bu arda Ümmet Yıldırım’ın ağır bir ceza alacağı ortadır. Şaphane’nin ve Gediz’in tüm ileri gelenleri Cemile Hanıma seferber olurlar. Evlenip, şikâyetinden vaz geçmesini rica eder, yalvarır yakarırlar. Cemile Hanım, tüm bu risklere, ısrar ve yer yer tehdit de olmasına rağmen, KADIN GURUNU KORUR ve şikâyetinden vaz geçmez, evlenmeyi de reddeder.

 

Bunun üzerine Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Ümmet Yıldırım’ı 15 yıl 2 aya mahkûm eder. Hapishane’de bu olayı her gün anlata anlata diğer mahkûmlar olayı artık ezberlemişlerdir.  Hapishane arkadaşı Çeltikçili Kadir Aksoy, öyküyü kaleme almış, yazıya dökmüştür. Bu kadar olaylarla, acılarla dolu bu öykünün türkü olmasını istemektedir. Hapishaneden olayı müzik sanatçılarına durmadan göndermektedir. Nihayet  müzik sanatçısı Necat Bayram’a da yazarlar. O sıralarda da Kütahya damadı Özay Gönlüm Ege Bölgesi’nden öyküler, mahalli türküler derlemektedir. Öykü Özay Gönlüm’e ulaşmış ve Özay Gönlüm’de öyküye uygun bir türkü hazırlamıştır. “ Cemilem” türküsünü ilk defa Ümmet Yıldırım ve arkadaşlarına hapishanede dinletilir ve olaya uygun olup olmadığı sorulur. Olay Özay Gönlüm’ün sazının tellerine gerçeğe uygun aktarılmış ve ona ruh verilmişti. Olayın kahramanından da türkü onay almış ve artık türkü piyasadadır. Türkü dünyaya yayılır.

 

 

Onlarda bunu besteler ve Şaphane Dağı türküsü olur. Haliyle Kütahya Damadı Özay Gönlüm  Denizlili olması dolayısıyla, sanki türkü de Denizli’nin sanılmaktadır. Gerçekte ise, olay ve yeri Şaphane’dir.  Türkü Şaphane ve Denizli’nin ortak bir kültürüdür.

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ ve eşi Ethem Akataş’ı Uşak’daki evlerinde ziyaret ettiğimiz de kendisiyle konuştuk, 5 temmuz Cumartesi günü, Şaphane Dağı 3 Bölgesel Yayla Şöleni’ davet ettik. Cemile Hanım:

“ O  Gökçukur Yaylası’nda acı tatlı günlerimiz oldu. Gökcukur Yaylası o zaman bizimdi. Şaphane’de haliyle çok tanıdıklarımız vardır. Sizin yazdığınız olaylar başımızdan geçti. Ben Türk kadının gururunu, davamdan tüm ısrarlara rağmen asla vaz geçmeyerek korudum. Evlatlarıma ve Türk kadına şanlı bir geçmiş bırakıyorum.  “ Cemilemin gezdiği dağlar meşeli” türküsündeki o Cemile’nin ben olduğumu şimdi sizden öğreniyorum. Ama türkünün öyküsünün bana ait olduğu kesin. Babam gerçekten “ koca Memiş” idi. Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ne o Şaphane Dağı’nın ve Yaylanın hatırı için sağlığım el verirse, katılacağım. Başımdan geçen olaylar, ancak bir filmde olabilirdi. Kimseye kırgın değilim. Olaylar geride kaldı. Artık herkesle kardeşiz. Filminin çevrileceğine de inanıyorum. Şaphane ve bölge halkıyla Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöle’nin de buluşmak üzere, herkesi, hemşehrilerime selamlarım.”

 

Kütahya, Şaphane Gürkuyu, Kayrak Mahallesi’nde Ümmet Yıldırım’ı da ziyaret ettik.

Ümmet Yıldırım:

“ Bizler, dağda ve yaylarda yaşayan insanlardık ve cahil kaldık. Olayımızı gençler mutlaka okusun. Eşim öldükten sonra 3 çocukla ortada kaldım. Evlenmek maksadıyla Cemile Hanımı, bazıların kışkırtmasıyla cahillik eseri olarak kaçırdım. Bu cahillik ve zorbalığın faturası 15 yıl 2 hapisti. Fiilen 8 yıl 8 ay yattım. 1974 aftan faydalanarak çıktım. Olay tam sizin yazdığınız gibidir. Hapishane de benim ve arkadaşım Kadir Aksoy’nun müzisyenler durmadan yazması ve Özay Gönlüm’ün derlemesiyle “ Şaphane Dağı “ türküsü ortaya çıkmıştır. Oradaki adı geçen meşeleri, Şaphane Dağı’nda bugün dahi gösterebilirim. Bu türküyü hayata geçmesini sağlayan kişiler bizleriz.

Olay 1965 yılında olmuştur. Aradan uzun yıllar geçmiştir. Artık ahret-dünya kardeşim, bacım, hemşerim Cemile Hanıma kırgın filan değilim. O artık bizim kardeşimiz. Artık ikimizin de çok şerefli ailelerimiz ve torunlarımız var. Yıllar sonrada olsa, kendilerinden özür dilerim. Türk kadının gururunu, yanına gitmeyen kalmamasına rağmen, davasından vaz geçmeyerek Cemile Hanım korumuştur. Durumumuz gençlere örnek olsun. Bu bakımdan film gibi olayımız, mutlaka bir film olmalıdır. Ben buna inanıyorum. Tüm bölge halkının “ Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ni candan kutlarım. Sizi, bize ulaştıran Veteriner Hekim Yalcın Karakaş’a, Gürkuyu eski muhtarı Eşref Özçelik’e teşekkür ederim.”

Geriye, sadece olayı filme çekmek kaldı. Bu da çok yakındır. Yeter ki olayın, bölgemiz için ehemmiyetini zamanında kavrayabilelim.

 


ŞAPHANE TEKSTİL ELAMANLAR ARIYOR

Şaphane Tekstil, yeni elmanlar alacaktır.

Bu arada yönetim de değişikler olmuş ve İdareye Hatice ve Nevzat Cansız gelmişlerdir.

 

Yeni idareci Hatice ve Nevzat Cansız;

 

“Şaphane Tekstil’in yeni idarecileriyiz. Şaphane’yi de çok sevdik.

Daha önceden sorun olmuş eksikleri düzeltmiş durumdayız. Üretime tam gaz başlamış bulunuyoruz.

 

Tabii kalifiye, bayan-bay elamanlara ihtiyacımız vardır. Bilhassa yeni olup, bu mesleği öğrenmek, iyi geliri olmasını ve kalifiye eleman olmak isteyenlere de kapımız açık.

 

Kaymakamlığımız ve Halk Eğitimi Müdürlüğü’yle beraber, burada kurs da açmak istemekteyiz. Böyle bir kurs için en az 12 kişinin talebi olması gerekiyor. Sizler bir gün önce müracaat ederseniz, bu kurs da başlayacak ve kurs sonunda Milli Eğitim Bakanlığı’nca her yerde geçerli belge de verilecektir.

 

Daha önce sorun gibi görünen, az ücrete  de çözüm getirdik. Bu işte kendini iyi yetiştirmiş, tam verimli hale gelmiş elamanlar, 300 ile 500 YTL. maaş alabileceklerdir. Ayrıca bir kere kalifiye eleman olan kişiye, her yerde bu sektörde iş vardır.

 

Ayrıca bizlere çok yardımcı olan Belediye Başkanımızdan, buraya bir servis koymasını beklemekteyiz. Burada hatırı sayılır sayıda elemanımız olacaktır.

Küçük ihtiyaçları için şehir merkezine gitmek zorunda kalıyorlar. Halk içinde yakında bakkal yok. Burada bir bakkal dükkanı açılsın.

 

Kaymakamlığımız, iş kurmak, böyle bir bakkal dükkanı açmak isteyen bir girişimciye, Yardımlaşma Vakfı’nı devreye sokarak, bakkal dükkanının kısa zamanda açılmasını sağlayabileceğine inanıyoruz.

 

Şaphane ayağına kadar gelmiş, kendi adını taşıyan, Şaphane Tekstili yaşatmalı ve iyi niyetle, Şaphane’ye hizmet etmek isteyen yeni yönetimin desteklenerek, kısa zamanda eleman ihtiyacını doldurmalarını beklemekteyiz. “

ein Bild

KİRAZ İHRACAATCI VE ALICILARINA 1.3 MİLYON YTL CEZA

 Kiraz Alımı ve İhracatı Yapan 13 Firmaya, Üretilen Kirazların Alım Fiyatlarını ve Diğer Koşulları Belirleme Yoluyla Rekabeti İhlal Etikleri Gerekçesiyle 1 Milyon YTL Para Cezası Verdi.

 

Geçtiğimiz yıllarda Denizli Ziraat Odası detektif gibi çalışarak, Kiraz İhracatçı ve alıcılarının, üretilen Kirazların Alım Fiyatlarını ve Diğer Koşulları Belirleme Yoluyla Rekabeti İhlal Etiklerini,   aralarında alım fiyatlarında anlaştıklarını ortaya çıkarmış ve Rekabet Kurulu’na ihbar etmişti.  Bu olayı  Şaphaneli, Nurullah Ülkübay gibi, kiraz üreticileri yakinen takip etmekteydi.

 

Nihayet Rekabet Kurulu kararını verdi:

Rekabet Kurulu, kiraz alımı ve ihracatı yapan 13 firmaya, üretilen kirazların alım fiyatlarını ve diğer koşulları belirleme yoluyla rekabeti ihlal etikleri gerekçesiyle toplam 1 milyon 349 bin 936 YTL para cezası verdi.

Rekabet Kurulu Başkan Vekili Tuncay Songör, kiraz alımı ve ihracatı yapan firmaların, üretilen kirazların alım fiyatlarını ve diğer koşulları belirlemek üzere rekabeti ihlal edip etmediklerinin tespiti için açılan soruşturmanın sonucunu açıkladı. Soruşturma sonucuna göre, Alara Tarım Ürünleri'nin, Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri'nin, Çelikoğlu Otomotiv'in, Sultan Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret'in, Er-şah Gıda'nın, Pia Frucht Gıda Lojistik ve Dış Ticaret'in, Dönüş İthalat İhracat ve Ticaret'in, Yavuzlar Gıda'nın, Paşam Tarım Turizm Gıda Sanayi Pazarlama'nın ve Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma'nın rekabeti ihlal ettikleri belirlendi. Ayrıca Ana Meyve Tarım Ticaret'in, Başer Tarım Gıda'nın, Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat'ın da rekabeti ihlal ettikleri kararı alındı.



Şirketlere 2005 yılı net satışları üzerinden, takdiren yüzde 1'i oranında olmak üzere, Alara Tarım Ürünleri'ne 487.5 bin YTL, Dönüş İthalat İhracat'a 190.1 YTL, Sultan Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret'e 58.4 bin YTL ve Yavuzlar Gıda'ya 200.5 bin YTL para cezası verildi. Ayrıca takdiren binde 5'i oranında olmak üzere, Cena Dış Ticaret ve Tarım Ürünleri'ne 54 bin YTL, Er-şah Gıda'ya 24.7 bin YTL, Pia Frucht Gıda Lojistik ve Dış Ticaret'e 88.3 bin YTL, Paşam Tarım Turizm Gıda Sanayi Pazarlama'ya 8.3 bin YTL, Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma'ya 88.1 bin YTL ve Çelikoğlu Otomotiv'e 53.5 bin YTL idari cezası verildiği bildirildi. Ayrıca takdiren binde 5'i oranında olmak üzere, Ana Meyve Tarım Ticaret'e 8.1 bin YTL, Başer Tarım Gıda'ya 28.1 bin YTL ve Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat'a 59.6 bin YTL para cezası verilmesi uygun bulundu.

İnceleme sonucunda Köklü Tarım Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Sanayi'nin, Lara Dış Ticaret'in, Gök İthalat İhracat'ın ve Antalya Dış Ticaret'in anılan kartel anlaşmasına katıldığına dair yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından şirketler hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verildiği ifade edildi. (ANKA) (Haberler com)

Şaphane kiraz ve vişne üreticileri hep, alıcıların kendi aralarında fiyat konusunda anlaşmış olabileceklerinden ve bu yüzden de fiyatların maliyetin çok altında kaldığından şikayetçi idiler.  “Kısmen de olsa emeğimizi alabileceğiz “ diyen üreticilerimiz habere  sevindiler.

 


ein Bild

ARTIK ŞAPHANE’NİN ÇIKIŞI VAR

 

Eskiler  “ Şaphane’nin girişi var, çıkışı yok “ derlerdi.  Ama artık Şaphane’nin bir çıkışı var. Şaphane Değirmendere Köpenez arası 5 km yol nihayet  yol ıslah ve stabilize edildi. Böylece Şaphane de, Hisarcık, Emet ve Bursa’ya kadar bağlanmış oldu. Bu yol daha önce de kestirim olmasından dolayı  yoğun olarak kullanılmaktaydı. Şimdi daha da yoğunlaşacaktır.

 

Konu hakkında bilgi veren İl Genel Meclisi Üyesi Necati Demirtaş:

 

“ Bu yolu Değirmendere-Köpenez arası,  arada kalan bu 5 km yolun yapılmasını uzun zamandan beri istemekteydik. Nihayet programa aldırmıştık. Şaphane’den asfalt yol Değirmendere’ye kadar gelmekteydi. Şimdi bu aradan 5 km yolun da ıslah         edilip, stabilize yol haline getirilmiş olması bizleri çok sevindirmiştir.

 

İl Genel Meclisi Başkanına, bilhassa Gediz ve Simav il Genel Meclisi Üyelerine  ve diğer üye arkadaşlarıma, tüm emeği geçenlere teşekkür ederim. Artık Şaphane Bursa’ya kadar en kestirme yoldan ulaşılacak hale gelmiştir. 

 


ein Bild


ein Bild

ŞAPHANELİLER DERNEKTE BİRLEŞELİM

 

Şaphane’nin hızla geriye doğru gitmekte olduğunu fark eden, Şaphane’nin ileri gelenleri düşündürmeye başlamış ve acil çareler aramaya  başlamışlardır.

 

Şaphane seçmen sayısı 9400 dür, daha sonraki seçimde bu 6.700 düşmüş,  22 temmuz 2007 seçiminde ise bu 5931 dir.  Seçmen listesinde yazılı seçmenlerin sayısı ise  5.404 dir. Aradan geçen zaman içinde seçmen sayısı nerdeyse yarı yarıya düşmüştür. Keza vergi mükelleflerinde, çalışanlarda durumları da, hemen hemen aynıdır.

 

Bu da göçün ne kadar hızlandığını göstermektedir.

 

Şaphane eşraflarından emekli öğretmen Hakkı Tunay:

19 Yılı Müdür olmak üzere 32 yıl öğretmenlik yaptım. Şaphane hayranlarındanım. Baştan belirteyim.  Belediye Başkanını adayı da değilim ve böyle bir niyetim de yok. Şaphane’nin durumuna çok üzülüyorum. Önemli olan felaket telallığı yapmak değil, durumumuzu tespit edip, çareler üretmek,  biz sade vatandaşların da elini taşın altına koymasıdır.

 Şaphane’nin yetiştirdiği benim bildiğim 3 Profesörü var.  Dışarıda çok kıymetli Şaphaneli hemşehrilerimiz var. Ayrıca İzmir ve Kütahya’da 2-3 defa Şaphane edecek hemşehrilerimiz yaşamaktadır. Ulaşabildiklerimle uzun uzun konuşuyorum. Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği çatısı altında birleşelim diye karar verdik. Dışarıdaki Şaphaneli hemşehrilerimizin tek tek adreslerini de tespit edelim. Sonra hep birlikte, şu güzel memleketimiz için ne yapabileceğimizi konuşalım.

 Şaphane’nin bir Kültür şehri olduğunun dikkate alınarak, acilen burası Turizme açılmalı ve ev pansiyonculuğuna geçilmelidir.

 

 Şaphane deyince akla Mustafa İslamoğlu gelmektedir. Mustafa İslamoğlu, www.saphane.tr.gg sayfasında yer aldığı gibi, mağdur dostu olmuştur. Ona haydut gibi bir sıfatı kimse yakıştıramaz. Ben de asla bunu kabul etmiyorum. Bilhassa ben kendi aile büyüklerimden medrese öğrencisi Mustafa İslamoğlu’nun yiğitlik ve kahramanlık öyküleriyle büyüdüm. Onu tüm dünya tanıyor. Şaphane için bir fırsattır. Şaphane Kavşağına heykelinin dikilmesi çok isabetli olur. Bunu için gönüllü hemşehrilerimizin ortaya çıkması da gurur vericidir. Bu turizmimizin ilk hareketi olacaktır.

Hepimiz bir araya gelirsek, Şaphane’ inin kaderini değiştirebiliriz. Ben buna candan inanmaktayım.

 

Şaphane esnaflarından Sevim Kocakalay:

 

Ben de Şaphane hayranlarında biriyim. Ben de Şaphane’nin hızla geri gittiğini rahatça görüyor ve Hakkı Tunay Beyin görüşlerine aynen katılıyorum.

  Eşim Tevfik Kocakalay 3. nesil tarihi kebapçı. “ Lezzet Avcısı “ programı için onu hazırlattırıp, saatlerce bekletip sonra hiç uğramayışlarına, çekim yapmayışlarına bir anlam veremedik.

Ben de bu Şaphane Derneği’nin kurucularındanım. Bu dernekte birleşip, Şaphane için neler yapılabileceğinin konuşulmasını ben de çok istemekteyim. Camiden giden tarihi saati bir an bile de unutmuş değilim.

 

 

SU ARIYORLAR

 

Kuraklık insanlarımızı düşündürmeye başladı. Şaphane Gaipler Köyü’nün suyu yeterli olmayınca, su arama yollarına gitti.

 

Şaphane Kaymakamlığı’nın katkıları  ve

 Şapahne Belediyesi'nin desteği ile Köyün yakınında su aramaya, sondaj çalışmalarına başladılar. Henüz 40m derinliğe ulaştılar. Su bulununcaya kadar çalışmalar devam edecek.

 

Susuzluk çeken Şaphane Gaipler Köyü bir an önce suyun çıkmasını beklemekteler.

Sondajın başında bulduğumuz köy sakinlerinden Adem ve İsmail Özkul;

" Sayın Kaymakamıza ve Beledeye başkanına deseklerinden dolayı  teşekkür ediyoruz. Köyümüze 270 milyar lira ayrıldığı duyumlarımız vardır. Gerçekte ise, bu rakamın nerdeyse ancak %10 kadar bir yatırım daha yeni yeni  geliyor.  Köyümüz Şaphane'nin en büyük ve modern köyü olmasına rağmen, bu yatırımlardan nasibini alamamıştır. Daha su ihtiyacımızı karşılamak için sondaj çalışmalarına yeni başlıyoruz. Köyümüzde, bir Ziraat Aletleri Müzesi kurulması çalışmalarımız vardır.  İlgi bekliyoruz."

 

 

ŞAPHANE’DE ÜCRETSİZ MUAYENEDEN HERKES

MEMNUN

 

Geçtiğimiz Cuma günü, daha önceden ilan edildiği gibi, işitme sorunları olanlar Belediye önünde buluştular ve tek tek muayene oldular.

 

Atılım İşitme Cihazları Merkezi daha önce geleceğini ilan ettirerek, işitme sorunları olanları karşılıksız muayene edeceğini ilan etmişti.

 

Bunun üzerine işitme sorunu olanlar muayene oldular. ein Bild

ein Bild

ŞAPHANE MYO EK BİNASI İÇİN DUACIYIZ  

Şaphane halkı kendi imkanlarıyla, adeta tırnaklarıyla kazıyarak  yaptırmakta olduğu Şaphane MYO ek bina inşaatının bitmek üzere olduğunun sevincini yaşamaktadırlar.

 

70 yaşının üzerindeki  bir çift, bu işe kendini o kadar kaptırmıştır ki, her gün okulu ve inşaatı ziyaret edip, bitmeye yüz tutmuş, ek binanın zamanında bitmesi için dua etmektedir.

 

Günlük okul ziyaretlerinde bulduğumuz çift, Emine Yavuz  ( 71 ) Sait Yılmaz Yavuz (72 ) :

 

“Bizler bu ilerlemiş yaşımıza rağmen, bu okulla özleşmiş durumdayız. Ek  okul inşaatı başladığından beri, her gün burayı ziyaret eder, gelişmeleri takip ederiz. Tek elimizden gelen,  işlerin yolunda gitmesi için durmadan dua ederiz. İsteğimiz, arzumuz  kabul edilmiş olacak ki, ek okul inşaatı nerdeyse bitmiş durumdadır. Yine halkımızın katkılarıyla, ek okul inşaatının son  rötuşları da yapılarak, ek bina tam zamanında açılacaktır.

BUGÜN 141905 ziyaretçi BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=