ŞAPHANE BİR TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİDİR
ŞAPHANE - ESKİ YORUMLAR
  SAPHANE'den SON HABERLER
  YORUM OKU
  YORUM ARŞİVİ
  HAYVAN HAKLARI
  İLETİŞİM
  GÖRÜŞLERİNZ
  UNUTULMAYAN HABERLER
  ZİYARETCİ DEFTERİ
  ŞAPHANE RESİM GALERİSİ
  ŞAPHANE TARİHİ FOTOLARI
  YAYLA ŞÖLENİ'den FOTOĞRAFLAR
  ŞAPHANE KÜLTÜR... DERNEĞİ
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  TARİHİ SAATİMİZİ İSTERİZ!
  MESLEK YÜKSEK OKULU
  YARIŞMAYA KATIL
  Gleitschirmfliegen-YAMAÇ PARAŞÜTÇÜLÜĞÜ
  SAYAÇ
  MUSTAFA İSLAMOĞLU
  ŞAPHANE'den MANZARALAR
  KAYIP TARİHİ SAAT
  CANLI SEYRET
  ŞAPHANE DAĞI
  TARİHİ MEKANLARIMIZIN İÇİ-KIYAFETLERİMİZ
  ŞAPHANE TARİHİ
  SEÇİM2007 ŞAPHANE
  ŞÖLENE DAVET
  ŞAPHANE DAĞI ÇİÇEKLERİ
  ŞAPHANE SPOR
  SON AYIN HABERLERİ
  ŞAPHANE'NİN EVLATLARI
  OKULLARIMIZ
  800 YILLIK CAMİMİZ
  2008 ŞAPHANE TAKVİMİ
  ŞAPHANE'DE NELER OLUYOR
  BİLGİ YARIŞMASI
  KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN HABAERLER
  ESKİ YORUMLAR
  ŞAPHANE'NİN SESLERİ
  SAKLI KENT
  HABER ARŞİVİ
  HABER ARŞİVİ 2010-11
ESKİ YORUMLARIMIZ, YENİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİDİR. YORUMLARDA GELECEK 10 YIL GÖZ ÖNÜNE ALINARAK YAZILMAYA ÇALIŞILIYOR. OLAYLAR GELİŞTİKCE NE KADAR DA HAKLI OLDUĞ

YORUM 02.01.2008

CAHİL DOSTUN OLACAĞINA, AKILLI DÜŞMANIN OLSUN!

TEBRİK ETTİLER!

Geçen haftadaki “ AK Parti’nin Geleneksel adayı değiştirmeyecek… “ şeklindeki yorumumuz çok çeşitli sesler getirdi.

Çölde bir hayırsever, buraya bir gün bir kör, bir topal gelirse, yönünü bulur, bu direğin altında kendini emniyette hisseder der ve bir direk dikip gider. Oraya bir başkası gelir direği görür ve aklı başından gider.  “Buraya bir kör, topal gelirse, bu çölde işte bu direğe çarpar ayağı takılır“ diyerek, hemen direği kaldırır.  Demek ki, olaylara bakış çok önemlidir.

Yorumumuzu ve başındaki eski Türklere ait atasözünü anlamakta zorluk çekenler, daha akıllı birine yorumlatmak zorunda kaldılar. Kimi de, benim artık AK Parti safhalarına geçip, diğer aday adaylarını caydırma, yeni adaylar çıkmasını önleme,  olarak yorumlayıp, “ Hayırlı olsun, AK Parti’ye geçmişsin “ diye tebrik edenler oldu.

 Ne denebilir ki. Hür basın ve hür vatandaşlar var. Ben de sadece “ Gidin bir de onlara sorun bakalım “ demekle yetindim.

 Aday adayı olanla da konuştum.  

“ Parti üst yönetimine        “ Her dönem neden hep aynı dayı gösterirsiniz? “  diye sorduğumuz da, “ Başka resmen aday çıktıda da göstermedik mi ? “ diye haklı cevap verirlerdi. İşte biz bu eksikliği gideriyoruz “ şeklinde cevap veriyorlar.

Bir memlekette hiç veya az aday çıkması felaket olurdu. Her ne adayı olursa olsun, aday olan arkadaşları kutluyorum.  Hele bir de çok iyi tanıdıklarını sandıkları Şaphane’yi, en azından www.saphane.tr.gg sayfamızdan, tarih ve kültür şehrini tekrar tanışsınlar, onu keşfetsinler. Karşılarına başka bir Şaphane çıkacaktır. Aday oldukları şehrin ne kadar büyük, tarih ve kültür şehri olduğunu görsünler. Aday olmak kutsal bir iş. Bu kutsal iş de bilgi, vizyon, akıl ister. Bunlarda en yakın İnternette var. Onu iyi kullanın. Cahilin kendisine bile faydası olmaz.

DİVANDA HAKLI ÇIKTIK

Geçmişe bakınca, yorumlarımızdaki görüşlerimizde ne kadar haklı ve isabetli olduğunu bugün daha iyi görüyoruz.

Bundan 3 sene kadar önce idi. Şaphane AK Parti’de vekillerimizin ziyareti ve konuşmalar oldu. Ben de bu haberleri tarafsız ve olduğu gibi verdim. Esasında konu Uçbaş beldesi ve belediyeliğinin kalkması idi. Herkes belediyenin, yasallaşmış, her şey bitmiş ve kalkacağından kesin emindiler. Bir başka yerleşim yeri ile birleştirilmesiyle uğraşılıyor ve bir türlü Muaffak olunamıyordu. Başkan Ercan Şimşek haklı olarak bunu eleştiriyor ve. “ Siz bizi Şaphane olarak bizi yalnız bırakırsanız, ben de Gediz’e geçerim “ diyor. Orada bulunan Necati Demirtaş da,  “ Sayım Milletvekillerim, siz her isteyene geçiş hakkı veriyorsanız, biz de Uşak’a gecelim” demişti. Bu tam tarafsız haber olmuştu. Ben de durmadan “ Bu devlet hukuk devleti ise, hiçbir belediye köye dönüşemez, verilen hak geri alınamaz “ diye durmadan yazıyorum. Bu durumu kınıyordum. Bunu gören, dikkate alan yok. Haklı olarak deli saçması olarak görüyordu.

Meğer benim yazılarımdan, haberlerimden dolayı AK Parti Şaphane İlçe teşkilatında, Yüce Divan kurulmuş. Tam tekmil Şaphane ve Uçbaş Teşkilatı, Belediye Maclisi üyeleri yerlerini almışlar. Bizi ailece hem telefonla acilen divana çağırıyorlar, diğer  taraftan da kara hafiyeleri çarşı Pazar bizi arıyor. Neyse apar topar Divan huzuruna çıktık. Basın hesap veriyor!

O zaman AK Parti İlçe Başkanı, Basını Sorgulama Divanı Başkanı da olarak da, İsmail Özgenç söze başladı. “ Sizi biz bu milletvekili toplantısına davet etmedik. ( Milletvekilleri haber vermişti) Neyse geldin, bu haber neyin nesi? Nereye varmak istiyorsunuz, maksadınız nedir?

Ben de “ Haberde eksik, fazla, yanlış kısım var mı??

İlçe Başkanı: “ Yok ama ne gereği var. Sonra toplantı benim burada yapılıyor. İlçe Başkanı, ev sahibi olarak ne ismim, ne resmim var?  Bu nasıl iştir?

Ben hanım yazar olarak, şahsen işte o zaman başkanın heyecandan ismini ve resmini göremediğini fark ettim ve önündeki yayılı gazeteden, resmini ve ismini gösterdim. Divan basına çok kızgındı. Orada aklı başında kişilerde vardı tabii. Musa Hoca “ Akıllı olalım arkadaşlar. Basın gerçekleri aktırdı diye kızmaya hakkımız yok. Bizim başkan Ercan daha genç ve hemen heyecana kapıldı. Basına kulak verelim. Belediyemiz yazıldığı gibi de olabilir ve kapanmayabilir” demiştir. Yüce Basını Yargılama Divanı’ndan bu güne kalan kalıntılar vardır ve orada olup bitenleri kapalı tutma, hür basını uzaklaştırıp, kendi pişirdikleri, kendi hazırladıkları basına geçit verme kararları o günden kalmıştır.

DELİ SAÇMALAMASIMIYDI?

Burada esas olan, 2000 nüfusun altında kalan beldelerin köy olması için, yasası çıkmış, kesin karar verilmiş ve beldeler kesin köy olacaklar. Kesin  mi kesin! “ Yorumumda ve ısrarlı haberlerim de ise, durmadan söylediğim, “ Bu beldelere verilen hak geri alınamaz, “ olmuştur. Gerçekten TAM BİR DELİ SAÇMASI gibiydi.  ( Sayfamızdaki arşivleri oku ) Ama bu deli saçmasının, bu gün gerçeğe dönüşmesine ne demeli?

BAŞKANI KUTLARIM

Sayın Uçbaş Başkanım Erdal Şimşek, o yüce divanda, bize çok kızmasına ve kendisine yönelik bir komplo sanmasına rağmen, kin beslemek yerine, kısa zamanda gerçekleri görmüş ve bizim ebedi dostluğumuzu kazanmıştır. Şaphane Dağı Şöleni’mize de, hiç zamanı ve imkânı olmamasına rağmen, dağları aşarak gelmiştir. Kendisinin daha genç olmasına rağmen, akıl ve mantığıyla, bir olgunluk göstermiş ve gerçekleri zamanında görebilme yeteneğini geliştirmiştir. Biz de her festivalinde, her önemli gününde yanında olmuşuzdur.

MANTAR İŞLETMESİ BAKIN NASIL ÇALIŞIYOR!

Bu kurban bayramında, her ne kadar Başkan Ercan Şimşek’i göremediysem de,   Uçbaş beldemizdeydim. Oradaki müthiş gelişmelere şahit oldum. Daha biz Şaphane’de mantarcılık olur mu, kurs açılsın mı marşlarını dinleyip, avunurken, atı alan Üsküdar’ı geçmiş bile. Orada ki Şaban kardeşsimiz, mantar işletmesini açmış, halen tonlarca mantar yetiştiriyor. Kendi pazarını kendisi buluyor ve kendisi pazarını kendisi yaratıyor. Etraftaki mantarcılık daha da gelişse, alıcısı ayağına kadar gelecek. Sağ olsun Kaymamamızın katkıları var. Böyle bir kişi için bu katkılar çok az. Devlet işte böyle müteşebbislerin yanında olması lazım. Buradan, bir köyü, beldeye çeviren başkanı bir kere daha tebrik eder, yeni dönemde kaplıcalarıyla, sıcak sularıyla, Uçbaşı görmek isteriz.

BASINA AÇIK

Sayfamızdaki arşivleri dikkatlice okuyanlar göreceklerdir ki, bazen de dozunu aşan yapıcı eleştiri ve tenkitlerimiz %90 ile Şaphane Belediye Başkanı Ramazan Yeşildeniz’le ilgilidir. En çok da Şaphane’nin ne büyük bir kültür ve tarih şehri olarak, Şaphane’yi kabul edemeyişi ile ilgilidir. Buna rağmen başkan daha kırgınlık, kin, elinde imkân olmasına rağmen intikam alma, düşman görme yollarına hiç teşebbüs dahi etmemiştir. Davet edilmesem dahi, her toplantıya giderim, hür olarak yazarım, bunlarda sorun etmemiş, kibarca kendince,  uyarmıştır. Akşam kendisiyle karın ortasında karşılaştık. Basını bulmuşken, hemen bir solukla olup bitenleri, yeni müjdeleri verdi. – Derbent’te kapatılan sıcak su kuyusu, yeni büyük makinelerle devam edecek. – Jandarmamız, acemi birliği haline dönüştürülüyor ve askerlerimiz orada eğitime başladı bile. – Artık öldü gitti, talep yok denen Şaphane TOKİ evleri zorunlu 68 rakamı 93 kişiyle aşıldı. Daha neler, neler.

KENDİN PİŞİR KENDİN YE

Bazılarınız, birini övmekle diğerine haksızlık ediliyor diye bilir. Sanal olarak övmek ve yermek bizim kitabımızda yok. Gördüğüm ve bildiğimi yazmak var. Övdüğüm bir başkanımızda AK Partili. Gelelim Şaphane AK Parti’ye. Onlar bizim tarafsız yazdığımızdan hep şikayetçidir. Mademki biz iktidarız, o halde herkes bir parti neferi gibi olmalıdır, zihniyeti bilinç altında kalmıştır. Bu durumda, gazetemiz o kadar iyi niyetlidir ki, onlara çok büyük bir imtiyaz tanımış, al kalemi eline kendi haberini kendin yaz demiş ve haberlerini yayınlanmaktadır. Yine İbrahim Tokyay kendisine ne kadar saygı duyduğumu ve gerçekte ne kadar da tarafsız olduğunu şahsen en iyi o bilir. Tekrar aday olmasını da kutluyorum. Hep kendisine “ Napolyon’un “ Yenile yenile yenmesini öğrendim “ sözünü hatırlattım. Napolyon ilk yenilgisini Türklerle tatmış, ama geçmişi ve yenilme sebeplerini çok iyi analiz etmiş ve yenmesini de bu sayede gerçekten öğrenmiş ve tüm Avrupa’yı ele geçirmiş ve bir imparator olmuştur.

Bu adayımızın, 3 dönemidir. En azından 10 senelik tecrübesi, Şaphane için her konuda gerçekçi planları, projeleri olması lazım. Basınında, kendin pişir, kendin ye, kendi elleriyle yazdığı yazılarda bunu asla göremiyoruz. Hâlbuki Subaşı Mahallesi, 102 nolu binanın, Çiğdemli Mezarası’nın sorun ve dertlerini sorunca dahi detaylarıyla aktaracak kadar dağarcığının çözümleriyle beraber dolu olması lazım. Ele geçirdiği bu basın imkanını, yuvarlak laflarla geçirmek yerine, varsa yeni çok detaylı projelerini, düşüncelerini detaylarıyla ortaya koymalıdır. Böyle doldurulmayan testiyle, basına çıkmak kar mı, zarar mı sizin takdirinize bırakıyorum.

ADAYLARIMIZIN İŞİ KOLAY

Ormanlarımız bir sabah tamamen traş edilmiş görse, 700 yıllık tarihi camimiz yerinde bile olmasa, tarihi evlerimiz olmasa, Şaphane’nin dünyanın tanıdığı, filmi çevrilen, Şaphane’ye hayat verecek olan İslamoğlu olmasa, hele tarafları halen sağ “ Cemilem “ Şaphaneli olmasa da, Şaphane’nin turizme açılması hayali olmasa, İzmir’de işten çıkarılmış Ahmetler, memleketine dönmek ve iş ve aş aramak zorunda kalacak olması, Subaşı Mahallesi sağlık evi açılması, hele Şaphane Müzesi fikri, dağımızdaki SAKLI KENT hiç olamasa da adaylarımızı hiç ilgilendirmiyor. Bunlardan hiç dem vurulmadığına göre, olmasa da olur. O zaman iş kala kala, kapıdan giren Mehmet amcanın aklını çeldirmekteki marifete kalıyor.  Ne kadar kolay şu Şaphane’de başkan olmak ve hazırlıksız, sorunsuz seçilivermek. Tepkisiz toplum, kılçıksız balık mübarek.

Benim bölgemin çalışkan, merhametli insanları, öğrenciler 2009 yılı hepimize sağlık, başarılar getirsin. Sağlıcakla kalın, hoşça kalın!     

 

YORUM: 26.12.2008

Abdal, ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.

 

2008 YILI GERİDE KALDI.

 

Bir yıl daha gerilerde kaldı. 5 Temmuz 2008 Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ni el birliği ile kutladık. Bir dağ, Şaphane adını taşır. Tabii ki,  Şaphane buna sahip çıkacaktır. Şaphane Dağı ismi bu yolla duyuldu. Artık 4. Şaphane Dağı Bölgesel Yayla Şöleni’ne bu yıl daha iyi sahip çıkacağız.

Bu yıl derneğimizce ilan edilen gün

UMUZU GÖRECEKSİNİZ.
BUGÜN 143739 ziyaretçi BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=