ŞAPHANE BİR TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİDİR
ŞAPHANE - 800 YILLIK CAMİMİZ
  SAPHANE'den SON HABERLER
  YORUM OKU
  YORUM ARŞİVİ
  HAYVAN HAKLARI
  İLETİŞİM
  GÖRÜŞLERİNZ
  UNUTULMAYAN HABERLER
  ZİYARETCİ DEFTERİ
  ŞAPHANE RESİM GALERİSİ
  ŞAPHANE TARİHİ FOTOLARI
  YAYLA ŞÖLENİ'den FOTOĞRAFLAR
  ŞAPHANE KÜLTÜR... DERNEĞİ
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  TARİHİ SAATİMİZİ İSTERİZ!
  MESLEK YÜKSEK OKULU
  YARIŞMAYA KATIL
  Gleitschirmfliegen-YAMAÇ PARAŞÜTÇÜLÜĞÜ
  SAYAÇ
  MUSTAFA İSLAMOĞLU
  ŞAPHANE'den MANZARALAR
  KAYIP TARİHİ SAAT
  CANLI SEYRET
  ŞAPHANE DAĞI
  TARİHİ MEKANLARIMIZIN İÇİ-KIYAFETLERİMİZ
  ŞAPHANE TARİHİ
  SEÇİM2007 ŞAPHANE
  ŞÖLENE DAVET
  ŞAPHANE DAĞI ÇİÇEKLERİ
  ŞAPHANE SPOR
  SON AYIN HABERLERİ
  ŞAPHANE'NİN EVLATLARI
  OKULLARIMIZ
  800 YILLIK CAMİMİZ
  2008 ŞAPHANE TAKVİMİ
  ŞAPHANE'DE NELER OLUYOR
  BİLGİ YARIŞMASI
  KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN HABAERLER
  ESKİ YORUMLAR
  ŞAPHANE'NİN SESLERİ
  SAKLI KENT
  HABER ARŞİVİ
  HABER ARŞİVİ 2010-11

800 YILLIK ŞAPHANE CAMİSİ



Sultan Orhan Gazi Şaphane'yi ve Camimizi ziyaret ettiği söylenmektedir.

800 YILLIK CAMİ, TAKVİMLERİMİZİ SÜSLEYECEK

 

Her hafta takvimlerimizi süsleyecek, Şaphane’nin bir güzelliğini daha  ele alıyoruz.

Şaphane’yi Şaphane yapan bu 800 yıllık tarihi camisidir. Zira daha önce eskileri yıkıp, yeni beton binalar yapmayı modernlik saymışız ve diğer tarihi eserleri kendi ellenirimizle kaldırmış ve yok etmişiz. Daha 3 tane Osmanlı eseri mahalle camilerini betona çevirmişiz. Kala kala Ulu Camiz kalmıştır. O da Ressam Ahmet Bayraktar’ın detaylarıyla anlatımıyla son yapılan restore çalışmaları adı altında, aslından oldukça uzaklaştırılmış olduğunu belirtmiştir.

Şaphane Ulu Camisi daha 1200 yılında, bugünkü halinin temelleri atılmış ve 12.yy. ibadete açılmıştır. Söğüt’te dünyaya gelen. Sultan Orhan Gazi (1281-1326 )  Şaphane’ye kadar gelerek, bu Caminin bu kadara güzel olmasında önemli rol oynağı söylenmektedir. Bu Osmanlı Padişahının kişiliğine, halka çok yakınlığına Söğüt’ün yakınlığına da bakınca Şaphane’ye defalarca gelmiş olması gerekir.

Camimizin tarihi belgeleri halen araştırılmaktadır.  Tarihi esaslı bir şekilde tekrar yazılacaktır. Şimdilik kısaca:

Yapılış zamanı Beylikler devrine rastlar. İmece usulü yapılmıştır. Her ağa, caminin bir parçasını üzerine alarak yaptırmıştır. Camiyi çeken her sütün bir ağaya aittir ve ağa da kendi yaptırdığı sütuna kendi adını koymuştur.

Bu isimler zamanla sıva altlarında kalmıştır. Bir tanesi kurtarılmıştır. “ Kubzade hayratıdır “  yazısı okunur durumdadır. O zaman bile duvarlar soğuğa karşı izole edilmiştir. Cam kabuğu öğütülerek sıva harcına karıştırılmıştır.

 

Daha 15 yıl öncesine kadar önce “ Cami’i Kebir Vakfı “ nca yönetilirken, daha sonraları Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine dahil edilmiştir.

 

Yine bu tarihi camiye yakışır, 700 yıllık bir saat Seyitağa tarafından ebediyen camide kalması şartı ile, hibe edilmiştir. Şartlı hibedir.

 

Maalesef bu tarihi saat Vakıflar  Genel Müdürlüğü tarafından alınmıştır.

 

Derneğimiz de haklı olarak, tarihi saatin asıl yeri olan Ulu Camimize iadesi için hukuki mücadele vermektedir.

 

Şaphane Ulu Camisi 1. sınıf tarihi eser olarak, Anıtlar Kurulunda kayıtlıdır. Camimize, Şaphane Medresi’nin kapatılmasıyla pek çok el yazamazı eserler verilmiştir. Peygamberimizin sakalı şerifinin olduğu nadir camilerdendir.

 

Selçuklu eseri olan camimizin, orijinal yapılışı ve süsleme sanatı hat safhalardaydı. Her elden geçirilişi onu aslından az da olsa uzaklaştırmıştır. Son zamanlarda daha da aslından uzaklaşmıştır.

 

Ressam Ahmet Bayraktar bu aslında uzaklaştırmaları, ilgili makamlara iletmişse de çok yalnız kalmıştır.

 

Daha önceki kaymakamlarımızdan biri. “ Şu tarihi caminiz olmasa, son yüz yıl içinde oluşmuş bir Şaphane iddia edilebilinirdi.” demiştir.  O halde biz geçmişimizi şimdi ancak bu cami ile ispatlayabileceğiz.

 

Bu yıl çıkacak olan 2008 yıl takvimlerinde, mümkün olduğu kadar camimizin orijinal resimlerine yer verilmektedir. Bunlara bakmaya bile doyulmaz. Bu yılda takvimlerimizi 800 yıllık ata yadigarı Ulu Camimiz süsleyecektir. 



Oluklardan taşan sular, dauavarlaı bastı ve  cami duvarlarına zarar verdikler.
ULU CAMİ DUVARLARINI SULAR BASTI
VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLĞÜ TARAFINDAN GÜYA RESTORE VE TAMİR EDİLEN ŞAPHANE ULU CAMİSİNİ SULAR BASTI.
Şaphane Belediye Ustaları, daha güya yeni tamir ve restore edilen Şaphane Ulu Camaisi'ni her yagışta suların basması üzerine, baştan savma yapıldığı iddai edilen,  su olukları, tamire başladı.. Camiye basan suları caminin cekici ön sütünlarına zarar vermektedirler. Daha yeni tamir ve restore edilen caminin, her gün bir tarafından bir sorun çıkıyor. Bir tarafını tamir ederken, diğer tarafı ortaya çıkıyor.  En basidinden, bu oluklar, her tarihi meknda olduğu gibi, çinko borulardan ve çok özenilerek yapılan işçilikle gerçek sağlamlığa ulaşılablirdi. Vatandaşlar bu duruma bir anlam veremediler. Sadece beddua etmekle yetiniyorlar ve "800 yıllık camimiz elden gidiyor. " diye yakınmayı da ihmal etmiyorlar. içeriği

O GELİNCEYE KADAR YOKKUZ

 

Şaphane meydanında bekleyen gençler muhabirimizi arayarak, cami ve onun kutsal saati hakkında görüş belirteceklerini bildirdiler.

 

“ Bizler, Mesut Cankal, İsmail Karaağa, Ethem Özturan, Musa Bayraktar, Ahmet Katan ve arkadaşlarımız, her vakitte camide olamasak bile, yine aklımız bu tarihi camimiz ve onun ayrılmaz parçası ve bizlere emanet 700 yıllık tarihi saatimizdedir. Bu kadar eski ve bize ait, camimizde kalması şartıyla hibe edilmiş tarihi eserimizi nasıl alındığını anlamış ve bir anlam verebilmiş değiliz.

 

Muhakkak ki, bu tarihi saatimizin gerçek yeri Şaphane Ulu Camisidir. Yerini boş gördükçe, namaz anında da aklımız hep oraya gidiyor.  Namazımız bozuluyor.

 

Namaz kadar, İslamın Camisi, eşyaları, dolayısıyla camiye ait saat de kutsaldır. Esas cami cemaatinden bazılarının camiye ait saatin gitmesine seyirci kalmamalarını anlamak mümkün değildir. Daha yakın zaman kadar, bu 800 yıllık camimizi Camii Kebir Vakfı, yani Şaphane halkı, cami cemaati idare etmiş ve caminin saatini bu günlere kadar getirmişlerdi.

 

Bu bakımdan da cami cemaatini anlamak mümkün değildir. Hâlbuki bu saat hibe eden, Seyitağa ve ondan sonra gelen 12 nesil bu saatin bakımını üstlenmiş ve bizim neslimize kadar getirmişlerdir. Bizim neslimizin bu saate gerektiği gibi sahip çıkamaması yürekler acısıdır.

 

Bütün yük birkaç Şaphane sevdalısının üzerine bırakılarak, seyirci kalınmasını içimize sindiremiyoruz. Bu kutsal görev, birkaç Şaphane sevdalısının omuzlarına bırakılamayacak kadar büyüktür. Bu fedakâr Şaphane sevdalıları, dernek olarak her şeyi göze alarak, mücadele yürütmektedirler.

 

Bizler de, ne yapabiliriz diye düşündük. İlk yapacağımız demokratik hakkımızı kullanarak, camimize tarihi saatimizi gelinceye kadar bir daha adım atmamaktır. İbadetimizi diğer camilerimizde yapacağız. Bu demokratik hareketimiz, cami personeli ve idarecilerine karşı değildir. Sadece saatimizin tekrar yerine konmasıyla ilgilidir. Tekrar iadesi halinde, koruma sorunu olacağı bir hayaldir. Burası dağ başı değildir ve bu düşünce Şaphane’ye bir hakarettir.  Burası bir vatan paracıdır, her zerresi korunacaktır ve bizler de nöbet tutmaya hazırız.

 

 İlk elimizden gelen bu demokratik hareketimizin tüm gerçek Şaphaneli dostlar tarafından desteklenmesini beklemekteyiz. Bize ait olan saatimizi iadesini talep ediyoruz ve o gelinceye kadar Şaphane Ulu Camisi’nde yokuz. Diğer camiler bizi bekliyor.”

 

Aynı görüşleri paylaşan pek çok Şaphaneli hemşerimiz de basına demeç vermişlerdir. Onları da sırayla yayınlayacağız.

 

BUGÜN 143739 ziyaretçi BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=