ŞAPHANE BİR TARİH VE KÜLTÜR ŞEHRİDİR
ŞAPHANE - ŞAPHANE'DE NELER OLUYOR
  SAPHANE'den SON HABERLER
  YORUM OKU
  YORUM ARŞİVİ
  HAYVAN HAKLARI
  İLETİŞİM
  GÖRÜŞLERİNZ
  UNUTULMAYAN HABERLER
  ZİYARETCİ DEFTERİ
  ŞAPHANE RESİM GALERİSİ
  ŞAPHANE TARİHİ FOTOLARI
  YAYLA ŞÖLENİ'den FOTOĞRAFLAR
  ŞAPHANE KÜLTÜR... DERNEĞİ
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  TARİHİ SAATİMİZİ İSTERİZ!
  MESLEK YÜKSEK OKULU
  YARIŞMAYA KATIL
  Gleitschirmfliegen-YAMAÇ PARAŞÜTÇÜLÜĞÜ
  SAYAÇ
  MUSTAFA İSLAMOĞLU
  ŞAPHANE'den MANZARALAR
  KAYIP TARİHİ SAAT
  CANLI SEYRET
  ŞAPHANE DAĞI
  TARİHİ MEKANLARIMIZIN İÇİ-KIYAFETLERİMİZ
  ŞAPHANE TARİHİ
  SEÇİM2007 ŞAPHANE
  ŞÖLENE DAVET
  ŞAPHANE DAĞI ÇİÇEKLERİ
  ŞAPHANE SPOR
  SON AYIN HABERLERİ
  ŞAPHANE'NİN EVLATLARI
  OKULLARIMIZ
  800 YILLIK CAMİMİZ
  2008 ŞAPHANE TAKVİMİ
  ŞAPHANE'DE NELER OLUYOR
  BİLGİ YARIŞMASI
  KÜLTÜR DERNEĞİ'NDEN HABAERLER
  ESKİ YORUMLAR
  ŞAPHANE'NİN SESLERİ
  SAKLI KENT
  HABER ARŞİVİ
  HABER ARŞİVİ 2010-11


İŞTE CEMİLE HANIM!
YAYLA ŞÖLENİMİZİ CEMİLE ŞEREFLENDİRİLECEK.

Şaphane için kendini adamış Tahsin Ünlü, uzun  zamandan beri " Cemile'min gezdiği dağlar meşeli" türküsüsünün kahramanları Şaphane'li Cemile Hanımı ve Ümmet Yıldırımı'ı arıyordu. Nihayet kendilerini buldu, konuştu. Cemile Hanımın çaktikleri, acıları ve hayatı, kaderin çizdiği tam hazır bir film senaryosu. Filmi bizim seceğimiz bir şireket bunu çekecektir. 

  

CEMİLE HANIM ŞAPHANE DAĞI 3. BÖLGESEL YAYLA ŞÖLENİ’NDE

“ Cemilemin gezdiği dağlar meşeli” türküsünü hatırladınız. Bu türkü gerçekten Şaphane Dağı’nda yaşandı ve kahramanları halen sağ. Muhabirimiz Tahsin Ünlü uzun zamandan beri bu türkünün yaşayan kahramanlarını ortaya çıkarmaya çalışmaktaydı. Nihayet muhabirimiz Tahsin Ünlü türkünün tüm kahramanlarını, Cemile Aktaş’ı Ümmet Yıldırım’ı tek tek buldu ve kendileriyle konuştu. Acı olay, hazır bir sinema senaryosu idi.

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ,   koca ( Büyük ) Memiş ve Iraz Aktaş ’ın  8 Çocuklarından üçüncüsüdür. Cemile ailesiyle beraber Göçlük Köyü Cicikara Mahallesine yerleşirler.

 

 Ancak bu olayın Kahramanı Cemile’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmez ve çile kaderi olur. Buradaki gerçek olaylar, tam bir tabii filmdir ve bu konu film olabilecektir. Daha şimdiden duyuruyoruz.

 

İsmail oğlu Zabit Cicikaro Cemile ile evlenemeye karar verirler. Düğün cinayetle biter. Düğün alayı arasında bulunan Gavur Ali lakaplı,  Ormancı Ali, rakı ister. Düğün sahibi bu isteği reddeder. Göçlük yareni, ormancıya bir rakı almadılar diye kırılır ve düğünü terk etmeye kalkar. Bunların günlü alınır ve geri dönerler. Evin önünde yağmur sularıyla gölcük oluşmuştur. Seğmenler bu suyun etrafında dönerler ve suya doğru  ateş ederler.  Cemile’nin amcaoğlu Yaren Bayram Aktaş, babası silah verir. Yine Göçlük Köyü’nden  Hasan oğlu, Celal Yılmaz’ı kaza ile yaralar. O zaman imkanları da az olduğundan Celal Yılmaz kan kaybı ve barut zehirlenmesinden ölür. Katil Jandarma tarafından tutuklanır. Esasında olay kaza ile değil, düğün bahanesiyle daha 15 yaşındaki Celal Yılmaz’ın kasten vurulduğu söylentisi yayılır. Celal Yılmaz’a adet üzeri türkü yakılır. Halen köylülerin zihinlerindedir. Olayı hatırlarlar.

 

Cemalımın evleri dere kaşında

Celamımı vurdular 15 yaşında

Celalım, Celalım, ne oldun celalım

Kanlar içinde kaldın Celalım

 

Celalin evleri mektebe yakın

 Celali vurdular boyuna bakın

Şirin bahçesinde gül idin

Goncalarım açmadan vurulmuş oldun. ( Derleyen Hürü Akdağ Gölcük )

 

Bütün bunlara rağmen Cemile, Zabit Cikaro’ya gelin gelir. Bunlar esasında dayı, hala çocuklarıdır. 3 yıl sonra eşi askere gider. Gelin geldiği aile, düğünde bir kişinin cinayete kurban gittiğini ve gelinin uğursuz geldiğini öne sürerler ve gelini istemezler. 10 yıl sürecek boşanma davası başlamıştır.

 

Cemile ailesine, babası koca Memeş’e dönmüştür. Hayvancılıkla geçinen aile de yazın Şaphane Gökçukur Yaylası’nda geçirmektedir.   Cemile’nin daha boşanma davası devam etmektedir. Bu sırada Kızılkoltuk Köyü, Kayrak Mahallesi’den  Ümmet Yıldırım,ın 3 çocuk babasıdır ve eşi vefat etmiştir. Artık evlenmek istemektedir. Gökcukur Yaylası’na gelerek, bazı kişilerin yardımıyla Cemile’yi zorla Şaphane Dağı’nın meşelerin bol olduğu başka tarafına kaçırır. Cemile kaçmasın diye, bir odaya kitler. Cemile de evlenmeyi zaten reddetmektedir ve çok guruludur.  Bu arada Cemile’nin yanına diğer Yörük kadınlar ziyarete gelmektedir. Bunlardan Cemile’ye akıl verirler. En sonunda Raşit Yüksel’in verdiği akılı dinler.

 

“ Cemile akıllı ol kızım. Yoksa seni yaşatmayacaklar. Sen bunlara evleneceğim, çağırın babam Koca Memiş’i, isteyin de Nikah kıyılsın de “ derler. Cemile de bu öğütleri yerine getirir. Cemile’nin babası koca Memiş’i çağırırlar. Türkü de olayın burasına  açıkça  geniş yer verilmiştir.  Her kıtanın sonunda   “Nikamızı Kıysın, Ünnen Gelin Koca Memiş'e “
denmektedir. Ünen Gelin Koca Memiş’e  - bugünkü Türkçe ile  “ Çağırın gelin Koca Memiş’i,( babası ) kıysın nikâhımızı “ anlamına gelmektedir. Cemile’nin babası iri yarı bir adam olduğundan, Koca Memiş lakabı takılmıştı.

 

Gerçekten Cemile’nin babası Koca Memiş Aktaş, jandarma eşliğinde Şaphane Gökçukur Yaylası’na gelir. Cemile babası, hep beraber Şikayet dilekçesini geri almak üzere Gediz Savcığı’na gidilir. Cemile kendisine verilen öğütleri tutar ve  kendini güvencede hissedince karşı tarafa geçer ve durumu anlatır.

 

Gediz Savcısı Cemile’yi kaçıran Ümmet Yıldırımı ve 4 arkadaşını hemen orada tutuklar.

CEMİLE HANIM TÜRK KADIN GURURUNU KORUMUŞTUR.

 

Artık Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi’nde yıllarca sürecek ceza davası başlar. Bu arda Ümmet Yıldırım’ın ağır bir ceza alacağı ortadır. Şaphane’nin ve Gediz’in tüm ileri gelenleri Cemile Hanıma seferber olurlar. Evlenip, şikâyetinden vaz geçmesini rica eder, yalvarır yakarırlar. Cemile Hanım, tüm bu risklere, ısrar ve yer yer tehdit de olmasına rağmen, KADIN GURUNU KORUR ve şikâyetinden vaz geçmez, evlenmeyi de reddeder.

 

Bunun üzerine Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Ümmet Yıldırım’ı 15 yıl 2 aya mahkûm eder. Hapishane’de bu olayı her gün anlata anlata diğer mahkûmlar olayı artık ezberlemişlerdir.  Hapishane arkadaşı Çeltikçili Kadir Aksoy, öyküyü kaleme almış, yazıya dökmüştür. Bu kadar olaylarla, acılarla dolu bu öykünün türkü olmasını istemektedir. Hapishaneden olayı müzik sanatçılarına durmadan göndermektedir. Nihayet  müzik sanatçısı Necat Bayram’a da yazarlar. O sıralarda da Kütahya damadı Özay Gönlüm Ege Bölgesi’nden öyküler, mahalli türküler derlemektedir. Öykü Özay Gönlüm’e ulaşmış ve Özay Gönlüm’de öyküye uygun bir türkü hazırlamıştır. “ Cemilem” türküsünü ilk defa Ümmet Yıldırım ve arkadaşlarına hapishanede dinletilir ve olaya uygun olup olmadığı sorulur. Olay Özay Gönlüm’ün sazının tellerine gerçeğe uygun aktarılmış ve ona ruh verilmişti. Olayın kahramanından da türkü onay almış ve artık türkü piyasadadır. Türkü dünyaya yayılır.

 

 

Onlarda bunu besteler ve Şaphane Dağı türküsü olur. Haliyle Kütahya Damadı Özay Gönlüm  Denizlili olması dolayısıyla, sanki türkü de Denizli’nin sanılmaktadır. Gerçekte ise, olay ve yeri Şaphane’dir.  Türkü Şaphane ve Denizli’nin ortak bir kültürüdür.

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ ve eşi Ethem Akataş’ı Uşak’daki evlerinde ziyaret ettiğimiz de kendisiyle konuştuk, 5 temmuz Cumartesi günü, Şaphane Dağı 3 Bölgesel Yayla Şöleni’ davet ettik. Cemile Hanım:

“ O  Gökçukur Yaylası’nda acı tatlı günlerimiz oldu. Gökcukur Yaylası o zaman bizimdi. Şaphane’de haliyle çok tanıdıklarımız vardır. Sizin yazdığınız olaylar başımızdan geçti. Ben Türk kadının gururunu, davamdan tüm ısrarlara rağmen asla vaz geçmeyerek korudum. Evlatlarıma ve Türk kadına şanlı bir geçmiş bırakıyorum.  “ Cemilemin gezdiği dağlar meşeli” türküsündeki o Cemile’nin ben olduğumu şimdi sizden öğreniyorum. Ama türkünün öyküsünün bana ait olduğu kesin. Babam gerçekten “ koca Memiş” idi. Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ne o Şaphane Dağı’nın ve Yaylanın hatırı için sağlığım el verirse, katılacağım. Başımdan geçen olaylar, ancak bir filmde olabilirdi. Kimseye kırgın değilim. Olaylar geride kaldı. Artık herkesle kardeşiz. Filminin çevrileceğine de inanıyorum. Şaphane ve bölge halkıyla Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöle’nin de buluşmak üzere, herkesi, hemşehrilerime selamlarım.”

 

Kütahya, Şaphane Gürkuyu, Kayrak Mahallesi’nde Ümmet Yıldırım’ı da ziyaret ettik.

Ümmet Yıldırım:

“ Bizler, dağda ve yaylarda yaşayan insanlardık ve cahil kaldık. Olayımızı gençler mutlaka okusun. Eşim öldükten sonra 3 çocukla ortada kaldım. Evlenmek maksadıyla Cemile Hanımı, bazıların kışkırtmasıyla cahillik eseri olarak kaçırdım. Bu cahillik ve zorbalığın faturası 15 yıl 2 hapisti. Fiilen 8 yıl 8 ay yattım. 1974 aftan faydalanarak çıktım. Olay tam sizin yazdığınız gibidir. Hapishane de benim ve arkadaşım Kadir Aksoy’nun müzisyenler durmadan yazması ve Özay Gönlüm’ün derlemesiyle “ Şaphane Dağı “ türküsü ortaya çıkmıştır. Oradaki adı geçen meşeleri, Şaphane Dağı’nda bugün dahi gösterebilirim. Bu türküyü hayata geçmesini sağlayan kişiler bizleriz.

Olay 1965 yılında olmuştur. Aradan uzun yıllar geçmiştir. Artık ahret-dünya kardeşim, bacım, hemşerim Cemile Hanıma kırgın filan değilim. O artık bizim kardeşimiz. Artık ikimizin de çok şerefli ailelerimiz ve torunlarımız var. Yıllar sonrada olsa, kendilerinden özür dilerim. Türk kadının gururunu, yanına gitmeyen kalmamasına rağmen, davasından vaz geçmeyerek Cemile Hanım korumuştur. Durumumuz gençlere örnek olsun. Bu bakımdan film gibi olayımız, mutlaka bir film olmalıdır. Ben buna inanıyorum. Tüm bölge halkının “ Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ni candan kutlarım. Sizi, bize ulaştıran Veteriner Hekim Yalcın Karakaş’a, Gürkuyu eski muhtarı Eşref Özçelik’e teşekkür ederim.”

Geriye, sadece olayı filme çekmek kaldı. Bu da çok yakındır. Yeter ki olayın, bölgemiz için ehemmiyetini zamanında kavrayabilelim.





 Cemile'nin evi ve yakınları Şerif ve eşi Hediye Cicikara 

ŞAPHANELİ“CEMİLE” FİLM OLSUN!

 

Cemilem türküsünü hatırladınız mı?

 

Cemile'min Gezdiği Dağlar Meşeli İmanım,
Haydi Üç Gün Oldu Cemilem Ben Bu Derde Düşeli.
Gaydiri Gubbak Cemile'm,
Nasıl Nasıl Edelim Biz Bu İşe
Nikamızı Kıysın,
Ünnen Gelin Koca Memiş'e.

Cemile Gız Ne Gezersin Hayatta,
Basma Da Fistan, Parlak Da Potin Ayakta.
Gaydiri Gubbak Cemile'm,
Nasıl Nasıl Edelim Biz Bu İşe
Nikamızı Kıysın,
Ünnen Gelin Koca Memiş'e.

Cemile'nin Fistanı Saman Sarısı İmanım,
Haydi Gören Sancak Cemile'm Gızı Memur Garısı.
Gaydiri Gubbak Cemile'm,
Nasıl Nasıl Edelim Biz Bu İse
Nikamızı Kıysın,
Ünnen Gelin Koca Memiş'e.

 

Şaphane’de veteriner hekim Yalcın Karataş’ın Cemilem Türküsü’nün Şaphane’ye ait olacağı uyarıları üzerine, olayı incelemeye başladık. Henüz tarafların bir kısmıyla görüşebildik. Esasen 1960 yılındaki olayın başladığı Göçlük Köyü’nden  Şerif ve eşi Hediye Cicikara ile görüştük. Olayın içinde olan ve halen dün gibi hatırlayan  bu aile olayı detaylı bir şekilde anlattılar. Şaphane halkından da olayı yaşayan bilen kişiler var.

 

Bu türkünün geçtiği yer, Şaphane Dağı’dır. Olaya Şaphane Gürkuyu, Kızılkoltuk Köyleri ve Gediz Göçlük Köyü’nün adaları da geçmektedir..

 

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ,   koca ( Büyük ) Memiş ve Iraz Aktaş ’ın  8 Çocuklarından üçüncüsüdür. Cemile ailesiyle beraber Göçlük Köyü Cicikara Mahallesine yerleşirler.

 

 Anacak olayın Kahramanı Cemile’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmez ve çile kaderi olur. Buradaki gerçek olaylar, tam bir tabii filmdir ve  bu konu film olabilecektir. Gerekli yerlere duyuracağız.

 

İsmail oğlu Zabit Cicikaro Cemile ile evlenemeye karar verirler. Düğün cinayetle biter. Düğün alayı arasında bulunan  Gavur Ali lakaplı,  Ormancı Ali, rakı ister. Düğün sahibi bu isteği reddeder. Göçlük yareni, ormancıya bir rakı almadılar diye kırılır ve düğünü terk etmeye kalkar. Bunların günlü alınır ve geri dönerler. Evin önünde yağmur sularıyla gölcük oluşmuştur. Seymenler bu suyun etrafında dönerler ve suya doğru  ateş ederler.  Cemile’nin amacaoğlu Yaren Bayram Aktaş, Yine Göçlük Köyü’nden  Hasan oğlu, Celal Yılmaz’ı kaza ile yaralar. O zaman imkanlarda az olduğundan Celal Yılmaz kan kaybı ve barut zehirlenmesinden ölür. Katil Jandarma tarafından tutuklanır.

 

Bütün bunlara rağmen Cemile, Zabit Cikaro’ya gelin gelir. Bunlar esasında dayı, hala çocuklarıdır. 3 yıl sonra eşi askere gider. Gelin geldiği aile, düğünde bir kişinin cinayete kurban gittiğini ve gelinin uğursuz geldiğini öne sürerler ve gelini istemezler. 10 yıl sürecek boşanma davası başlamıştır.

Cemile ailesine dönmüştür. Hayvancılıkla geçinen ailede yazın Şaphane Gökçukur Yaylası’nda geçirmektedir.   Cemile’nin daha boşanma davası devam ederken, bu sefer Kızılkoltuk Köyü, Kayrak Mahallesi’den  Ümmet Yıldırım, Gökcukur Yaylası’na gelerek, bazı kişilerin yardımıyla Cemile’yi zorla Şaphane Dağı’nın meşelerin bol olduğu başka tarafına kaçırır. Cemile kaçmasın diye, el sürmeden bir odaya kitler. Cemile de evlenmeyi zaten reddetmektedir.  Bu arada Cemile’nin yanına diğer Yörük kadınlar ziyarete gelmektedir. Bunlardan Cemile’ye akıl verirler.

 

“ Cemile akıllı ol kızım. Yoksa seni yaşatmayacaklar. Sen bunlara evleneceğim, çağırın babam Koca Memiş’i, isteyin de Nikah kıyılsın de “ derler. Cemile de bu öğütleri yerine getirir. Cemile’nin babası koca Memiş’i çağırırlar. Türkü de olayın burasına  açıkça  geniş yer verilmiştir.  Her kıtanın sonunda   “Nikamızı Kıysın, Ünnen Gelin Koca Memiş'e “
denmektedir. Ünen Gelin Koca Memiş’e  - bugünkü Türkçe ile  “ Çağırın gelin Koca Memiş’i,( babası ) kıysın nikahımızı “ anlamına gelmektedir. Cemile’nin babası iri yarı bir adam olduğundan, Koca Memiş lakabı takılmıştı.

 

Gerçekten Cemile’nin babası Koca Memiş Aktaş, jandarma eşliğinde Şaphane Gökçukur Yaylası’na gelir. Cemile babası ve Jandarmayı görünce, babası tarafına geçer ve durumu anlatır.

 

Jandarma zorla kızı kaçıran Ümmet Yıldırımı ve 4 arkadaşını hemen orada tutuklar.

 

Ümmet Yıldırım 9 yıla mahkûm olur. Hapishane’de içerleği bu olayı her gün anlata anlata diğer mahkumlar olayı artık ezberlemişlerdir.

 

 

Anlatıldığına göre, nihayet bu hikâye müzik yapımcılarına, hatta Ozay Gönlüm’e kadar ulaşır. Onlarda bunu besteler ve Şaphane Dağı türküsü olur
 



 

ŞAPHANE EMNİYET AMİRLİĞİ BİNASI ARANIYOR

 

Kütahya Valisi Şükrü Kocatepe İlçe toplantısı yapmak için geldiği Şaphane’de esnaf ve vatandaşlarla görüştü, kurulacak olan İlçe Emniyet Amirliği binasında incelemelerde bulundu.
    İçişleri Bakanlığı talimatı doğrultusunda Emniyet Teşkilatı bulunmayan ilçelerimizde kurulma çalışmalarının son hızıyla devam ettiğini ifade eden Vali Kocatepe, Şaphane ilçesine kurulacak olan İlçe Emniyet Amirliği binasında da incelemelerde bulundu. Adliye binası altında kurulması planlanan Emniyet Amirliği için İlçe Belediyesi ve ilçe halkının da desteklerini beklediklerini ifade Vali Kocatepe; “En kısa sürede teşkilatlanma çalışmalarımızı sonlandıracağız. Biz Nisan ayında buradaki ve diğer Emniyet teşkilatının bulunmadığı dört ilçemizde bu çalışmalarımızı tamamlayarak açılışlarını gerçekleştireceğiz. Burada ilçe halkımızdan da büyük destek bekliyoruz”

 

Düşünürse, halkımız ene iyisini düşünür.

Fikir bayanında bulunan vatandaşlarımız:

“ Mademki Sayın Valimiz halkın yardımcı olması ve fikir söylemesi beklenmektedir. Bizler de şu durumda, en uygun binanın, boş bulunan dev müftülük binası olacağı kanaatindeyiz. Buradan daha geniş, daha uygun bir bina düşünülemez. Şimdiki planlanan yer, adliye altında, basit dükkanlardan ibarettir. Adliyemizin o güzel ve heybetli hali de yapılacak tadilatlardan sonra bozulacak ve her kata çok merdiven çıkışlı, gece kondu halini alacaktır. Geçici olan bu yere, üstelik hem belediye masraf edecek ve sonunda acayip bir şey ortaya çıkacaktır. İl Emniyet Müdürümüz İbrahim Çelik, de bu merdiven altı, dükkanlardan bozama, yeri beğenmemiş ve Türk Polisine uygun görmemiş olmalı ki, durmadan başka bina sormuştur. Halk yönünden de sakıncaları vardır. Çekingen halkımızın, çarşı ortasında, kahveler önünde rahatça karakola gidebilmesi ve derdi anlatması mümkün de değildir.

Sayın Belediye Başkanımız, sanki Şaphane Emniyet Amirliği’ni istemiyormuş gibi bir duruma düşmemek için, haklı olarak Müftülük binasını dile getirememiş ve gösterememiştir.

 

Biz Şaphane halk olarak, düşüncemiz, Şaphane Emniyet Amirliği’ne ehemmiyet veriliyorsa ve Türk polisine yaraşır bir yer aranıyorsa, orası halkın yaptırdığı yeni 5 katlı, dev müftülük binasıdır.  En uygun, Türk polisine yaraşır yer burasıdır. Üstelik müftülüğe zararı olmadığı gibi, bina her iki kuruluşa fazlasıyla yetecek kadar büyüktür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

SAHTE VALİ İSTEMEYİZ

 

Şaphane muhabirimiz Tahsin Ünlü, Kütahya Valisi Şükrü Kocatepe’nin Köy ve İlçe sorunlarının tespiti ile çözüm yolları toplantısında bir konuşma yaptı;

 

“ Sayın Valim, Sayın Kaymakamım, Belediye Başkanım ve değerli daire amirleri!

 

Şaphane’nin geleceği turizmdedir. Bunda Şaphane Dağı çok önemli bir rol oynayacaktır.

Şaphane Dağı’nın zirvesinde  Cengiz Han’nın da kullandığı  ve hızla yıpranan “ Haberci Kalesi “ bulunmaktadır. Hemen bu kalenin altında Frigya ve Lidya ve Roma devrinden kalma, toprağın altında olduğu gibi duran bir “ SAKLI KENT “ vardır.

 

Ben bunların fotoğraflarını Kütahya Müze Müdürlüğü’ne gönderdim ve Müze Müdürümüz de buranın incelenip, SAKLIKENT’in ortaya çıkarılması gerektiğini belirtmiştir.

 

Burada yine Gökcukur Yaylamız bir tabiat harikasıdır.  Burada  “ Şaphane Dağı 3. Yayla Şöleni 5-6 Temmuz 2008 tarihinde yapılacaktır.

Yapımı planlanmaya alınmış bulunan yeni yayla yolunun  mümkünse bu tarihe yetiştirilmesini talep ediyoruz.

 

Şaphane Dağında uzmanların belirttiğine göre, 3-4 bin yaşında çam ağaçlarımız vardır. Şaphane Dağı haritalarda belirtildiği gibi, Milli Park ilan edilmiştir. Herhalde çok miktarda anıt ağaç vardır ve bunların tek tek tescili mümkün değildir. O halde  dağımız 1000 metreden sonra sit alanı ilan edilmeli ve koruma altına alınmalıdır.

 

Yaylamız çok geniş bir alandır. Orada kendiliğinden gölet yapılacak bir alan oluşmuştur. Burada küçük bir emekle, gölet oluşturulmalıdır. Bu gölet burada bulunan ormanımızın ve 3-4 bin yaşındaki cam ağaçlarımızın yangına karşı sigortasıdır. Başka su alacak bu kadar geniş alan yoktur. Buraya uçak dahil, her türlü araç inebilir.

 

Şaphane Ulu Camisi’nin tarihini de biliyoruz. Camimiz 800 yıllıktır. Bu tarihi camiye mutlaka ziyaret saatleri koyup, etrafında araç park edilmesi yasaklanmalıdır. Çevresi yeşillendirilmeli.

 

Sayın Valim önünüzdeki Şaphane Takvimi’nde resmini gördüğünüz 600 yıllık “ Hacahasan Konağı “ sivil mimaride tektir. Ustası yirmi beşer cm, öne doğru binayı kaydırarak, 8m öne çıkarmıştır. Eğer bu yıl ele alınmazsa, seneye sadece elimizde fotoğrafları kalacaktır. Gelin bu tarihi binayı kurtaralım.

 

Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği Şaphane Kültürünü, gün ışığına çıkarmaktadır. Burada 130 yıllık fotoğrafın icadından beri, Şaphane fotoğrafları sergilenmektedir. Derneğimize uygun bir yer gösterilmeli ve derneğe gerekli ehemmiyetin verilmesi.

 

Sayın Valim beni sabırsızla dinlediğiniz için teşekkür eder, arz ederim.

 

Vali Şükrü Kocatepe: “ Saati unuttun, tarihi saat’ten bahsetmedin.

 

Sayın Valim! Tarihi saatimiz zaten malumunuzdur. Sizler, bu saati ele almış durumdasınız. Ondan dile getirmedim. Madem ki sordunuz, Kısaca bahsedeyim. Esasen bu konuda brifing vermek isterdim. Mülki amirin ve emniyetin haberi olmadan, hukukumuza aykırı olarak 1.derece tarihi eser, 700 Yıllık saat Şaphane’den alınmıştır. Halen İdari Yargı’da, tarihi saatin iadesi için derneğimiz dava yürütmektedir. Tarihi saatin yokluğu, Şaphane Kültürüne ve turizmine ağır darbe vurmuştur. Davamız gerektiğinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve UNESCO’ya kadar getirilecektir.

 

Vali Şükrü Kocatepe: Saatin bir kopyasını gönderilecek.

 

Sayın Valim! Nasıl ki burada sahte bir vali istemiyorsak, tarihi saatin de sahtesini istemeyiz. Valimizin de, saatimizin de ASLINI istiyoruz.

 

İlk defa böyle halka açık vali toplantısına şahit oluyorum. Size ve diğer daire amirlerine candan tekrar teşekkür ederim. “

 

Kütahya Orman Bölge Müdürü Yüksel Gül de, yayla yolunun programa alındığını ve yayla şölenine yetiştirilmesi için elden gelenin yapılacağını belirtti.

 

 

 

KÜTAHYA VALİMİZ ŞÜKRÜ KOCATEPE  ŞAPHANE’DEYDİ

 

Geçtiğimiz Perşembe günü Kütahya Valisi Şükrü Kocatepe Şaphane’yi ziyaret etti ve Şaphane Sinema Salonu’nda Köy ve İlçe sorunlarının tespiti ile çözüm yolları toplantısında halkı dinledi.

Vali Şükrü Kocatepe başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Şaphane İlçe Kaymakamı Yusuf Güni,  Şaphane Belediye Başkanı Ramazan Yeşildeniz, Vali Yardımcısı Mustafa Kılıç, İl Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, İl Jandarma Komutan Vekili Binbaşı Ahmet Çaycı, Tarım İl Müdürü Bekir Gencer, Orman Bölge Müdürü Yüksel Gül, İl Milli Eğitim Müdürü Halis Demir, Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Erdal Yıldırım, Bayındırlık ve İskan Müdürü Vahit Okumuşer, Özel İdare Genel Sekreter Vekili Erhan Ar, Karayolları 145. Şube Şefi Y.Hayrettin Barbaros, Sağlık Müdür Vekili Dr. Erkan Gaygısız, DSİ 34. Şube Müdürü Yunus Algın, TEDAŞ Müdürü İrfan Ataman, İl Çevre ve Orman Müdür Vekili İsmail Lafçıoğlu, İl Genel Meclis Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, Sivil toplum örgütü temsilcileri, Muhtarl

BUGÜN 141905 ziyaretçi BURADAYDI
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=